KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7202 E., 2011/256 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.12.2008 tarih ve 2006/950-2008/2551 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılar Mehmet ve ... arasında 10.09.1999 tarihinde Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi ve 12.11.1999 tarihinde Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığını, davalı ...'ın da Garanti Sözleşmesi gereği borçluların garantörü olduğunu, davalıların borçlarını ödememeleri nedeniyle ihtarname gönderildiğini, Ankara 9. İcra Müdürlüğü'nde ilamsız icra takibi yapıldığını, davalıların borca itiraz ettiklerini, Ankara 14. İcra Tetkik Mercii Mahkemesinde açtıkları itirazın kaldırılması talebinin iddiaların yargılamayı gerektirmesi ve genel mahkemelerde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle reddedildiğini,
davalıların daha sonra 4822 sayılı yasadan faydalanmak için başvuruda bulunduklarını ileri sürerek davalıların itirazlarının iptaline, %40 icra inkar tazminatına, davalıların 4822 sayılı yasadan istifade etmeleri halinde borç hangi tarihte sona erecekse kalan miktara bu tarihten itibaren reeskont faizi uygulanmasına karar verilmesini istemiş, 22.11.2005 tarihli ıslah dilekçesi ile davayı alacak davası olarak ıslah ederek,
3.186 TL. asıl alacağın temerrüt tarihi olan 05.02.2003 tarihinden itibaren yıllık %116,25 sözleşme faizi ve faizin %5'i oranında Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi ile tahsiline, yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., itirazın iptali davası olarak açılan davanın ıslahına muvafakat etmediğini, itirazın iptali davasının reddi gerektiğini, 10.09.1999 tarihinde imzalanan sözleşmenin faiz oranları ile ilgili kısımlarının sonradan doldurulduğunu, borcun muaccel olmadığını, garanti sözleşmesi ile bir ilgisinin bulunmadığını, takipten önce 1.023 TL., takipten sonra 810 TL. ödediğini, 5464 sayılı yasanın uygulanması talebinde bulunmadığını, 4822 sayılı yasanın uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., sözleşmelerde imzasının bulunmadığını iddia ederek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin davalılar Müslim ve ... hakkındaki davaları atiye bıraktığını belirttiği halde bu konuda karar verilmemiş, davanın alacak davası olduğu kabul edilerek, davalı ...'ın 4822 sayılı yasadan yararlanmak için başvuruda bulunduğu, alacağın üç adet kredi kartına dayandığı, davacı vekilinin talebinin 05.02.2003 tarihindeki alacağa ilişkin olduğu, bu tarihteki kredi kartları borcunun 3.108 TL. olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.108 TL. asıl alacağın 05.02.2003 tarihinden itibaren 4822 sayılı yasaya göre hesaplanacak temerrüt faizi ve faizin %5 oranında BSMV ile tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davalı ... ve davacı vekili kararı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafın görevsizlik kararı üzerine tebligatlar için süresinde gerekli davetiye yargılama giderini yatırmasına göre davalı ...'ın ve davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7202, K. 2011/256, 17 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama