KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7278 E., 2011/248 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
550 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.02.2009 tarih ve 2007/39 - 2009/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İngiltere uyruklu şirket olduğunu ve ünlü moda tasarımcısı Luella Bartley'in adı olan LUELLA markasını uzun süredir kullandığını, birçok ülkede ve WIPO nezdinde tescilli olduğunu, dava dışı Sultan Tekstil San. Ltd.
Şti.'nin Luealla markasını 2003 yılında TPE nezdinde tescil ettirdiğini, bu markayı davalıya devrettiğini, müvekkilinin bu markanın tescili için TPE'ye yaptığı başvurunun markanın Sultan Tekstil adına tescilli olması nedeniyle reddedildiğini, bu markanın davalının tescil başvurusu olan 30.05.2003 tarihinden beri Paris Sözleşmesine üye İngiltere'de kullanıldığını ve Türkiye'de bu marka ile üretim yapıldığını, bu markanın 15.01.2003 tarihinde Avrupa Topluluk Markası olarak tescil edildiğini, ABD, Hong Kong, Güney Kore, Japonya, Avustralya ve Çin devletlerinde tescilli olduğunu, yüksek fiyatlarla satış yaptığını, davalının kötüniyetli olduğunu,
zira davalının bu markayı tescil ederek gerçek hak sahibinden yüksek miktarlarda para istediklerini, bu şekilde pek çok ünlü markayı adlarına tescil ettirdiklerini, aynı sektörde faaliyette bulunan davalının müvekkiline ait bu markayı bilmemesinin de mümkün olmadığını ileri sürerek davalıya ait LUELLA ibareli tescilin hükümsüzlüğüne ve markalar sicilinden terkinine, davalının bu markaya dayanarak haklarını ileri sürmesinin tedbiren önlenmesine, markanın üçüncü kişilere devir ve temlikinin tedbiren önlenmesine, hükmün en yüksek tirajlı gazetede ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, markanın Sultan Tekstil tarafından 30.05.2003 tarihinde tescil edilip Miştin Tesktil firması adına Siraç Doğan isimli şahsa devredildiğini, bu kişinin de 14.12.2005 tarihinde müvekkiline devrettiğini, LUELLA markasının tanınmış marka olmadığını, davacının tescilden önce veya sonra üretim veya satış yapmadığını, markanın müvekkili adına tescilli olduğunu ve ülkesellik ilkesi gereği korumadan yararlandığını, marka hakkına dayanarak haklarını korumak istemesinin kötüniyet olarak değerlendirilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı Sultan Tekstilin yurt dışında tanınmış pek çok yabancı markayı adına tescil ettirdiği, LUELLA markasının davacı adına pek çok ülkede tescilli olduğu, markanın Türkiye'de tescilinden önce üretildiği, çanta ve giysilerde kullanıldığı,
markanın Türkiye'de olmasa da yurt dışında tanınmışlığa ulaştığı, tescilden önce marka Türkiye'de kallanıldığı için Paris Konvansiyonu'nun eşit muameleyi düzenleyen 2. maddesi ve 556 sayılı KHK'nın 8/3 maddesi gereği 42. madde uyarınca tescilin hükümsüzlüğüne karar verilebileceği, markayı tescil ettiren firmanın aynı tarihte çok sayıda markayı tescil ettirmesi, markanın fiilen kullanılmaması,
tescil tarihinde Türkiye'de tanınmamış olmakla beraber yurtdışındaki tanınmışlık nedeniyle tanınma potansiyeli taşıması nedeniyle markanın kötüniyetli tescil edildiği gerekçesiyle marka kapsamındaki ürün ve hizmet sınıflarından 18 ve 25. sınıflar ile 35. sınıftan müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların biraraya getirilmesi hizmetleri yönünden markanın hükümsüzlüğüne, diğer sınıflar yönünden reddine, ilan talebinin ve tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili kararı temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7278, K. 2011/248, 17 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama