KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7280 E., 2011/815 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.03.2008 tarih ve 2007/169-2008/78 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılan İmar Bankası A.Ş’den devlet iç borçlanma senedi adı altında müvekkilleri tarafından hazine bonosu satın alındığını, müvekkillerinin alacaklarının ödenmemesi nedeniyle davalı kurumlar aleyhine idare mahkemelerinde dava açtıklarını, bu davaların müvekkilleri lehine sonuçlandığını, kararların davalı kurumlar tarafından temyiz edildiğini ve temyiz aşamasında 5667 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiğini, bu yasa hükümlerine ve Bakanlar Kurulu kararına göre müvekkillerine ödeme yapıldığını,
sözkonusu yasanın ve ilgili Bakanlar Kurulu kararının Anayasa’ya aykırı olduğunu, ödemeler yapılırken müzayaka halindeki müvekkillerinden hukuka, hak ve nesafet kurallarına ve insan haklarına aykırı şekilde taahhütname ve ibraname alındığını ileri sürerek, sözkonusu sözleşmelerin iptali ile geçersizliklerinin tespitine, müvekkillerine yapılan ödeme miktarı dışındaki alacak haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş.vekili, müvekkilinin ilgili Yasa ve Bakanlar Kurulu kararı çerçevesinde ödemelere sadece aracılık ettiğini, uyuşmazlığın tarafı olmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, müvekkili aleyhine açılan davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar vekilleri, müvekkilleri aleyhine açılacak davaların idari yargıda açılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacılara ödeme yapıldığı sırada alınan taahhütname ve ibranamelerin Bakanlar Kurulu kararına dayandığı ve idare tarafından ihdas edilmiş bir işlem olduğu, bu nedenle anılan işlemelere karşı açılacak davaların idari yargının görev alanına girdiğinden davalılar TMSF, SPK ve BDDK aleyhine açılan davaların görev yönünden reddinin gerektiği, davalı ...’nın ise iptali talep edilen taahhütname ve ibranamenin tarafı olmadığı, yasa ve Bakanlar Kurulu kararı gereğince yapılacak ödemelerde aracı kurum olduğu, bu nedenle bu davalıya karşı husumet yöneltilemeyeceği sonucuna varılarak,
davalılardan T.C. Ziraat Bankası A.Ş.hakkında davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar TMSF, BBDK ve SPK hakkında açılan davaların ise uyuşmazlığın idare mahkemelerin görev alanına girmesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7280, K. 2011/815, 26 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama