KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7754 E., 2011/980 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.12.2008 tarih ve 2007/63-2008/306 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ambalaj sektöründe B-Lock, M-Lock, A-Block plastik kilit ve toka gibi çeşitli adlarla anılan davalı adına tescilli tasarım ürünlerinin ilk defa 1960'lı yılların başında ABD'de üretilmiş ve 1980'li yıllardan itibaren Türkiye'de de üretilip kullanıldığını, davalının bu şekilde 45 yıldır dünyada ve 25 yıldır Türkiye'de üretilip kulanılan ürünleri kendi tasarımlarıymış gibi tescil ettirdiğini, tasarımın fonksiyonu gereği başka bir şekilde üretilme olanağının bulunmadığını, davalının tescile dayanarak müvekkili aleyhine şikayette bulunduğunu, ceza davası açıldığını ileri sürerek davalı adına 19.04.2005 tarih, 2005-01324 sayılı endüstriyel tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili adına tescilli kilidin Amerikan patentli olan ve uzun yıllardır piyasada kullanıldığı belirtilen kilitten farklı, yeni ve ayırtedici niteliğe sahip bir ürün olduğunu, ayrıca CLX-1 isimli ürünün piyasadaki benzerlerinden daha estetik, mukavemetli ve işlevsel olduğunu, bu durumun uluslararası test kuruluşlarının raporları ile sabit olduğunu, davacının müvekkili adına tescilli kilidin yeni ve farklı olduğunu ceza davası dosyasında belirttiğini, bilirkişi raporuyla da bunun sabit olduğunu, bu beyana rağmen davacının dava açmasının kötüniyetini gösterdiğini, tasarımlar somut olarak görülmeden bilirkişinin rapor vermesinin eksik inceleme oluşturduğunu, dosyadaki fotokopiler ve faturalara dayalı olarak rapor verilemeyeceğini savunarak davanın redini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalı adına tescilli ürünün 1961 yılından beri ABD'de ve sonradan birçok ülkede imal edildiği, bir tasarımın aynısı başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, tasarımlar arasında ayrıntılarda farklılıklar bulunsa dahi aynı kabul edileceği, davalıya ait tasarımın yenilik taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Davalı vekili kararı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7754, K. 2011/980, 31 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama