KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8324 E., 2011/2022 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.10.2008 tarih ve 2007/178 - 2008/502 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinden ...ile dava dışı kooperatif ve yüklenicisi arasında yapılan sözleşmeyle 35.000 DM karşılığında bir bağımsız bölümün teslimi konusunda anlaşma yapılarak 28.413 DM ödendiğini, ancak hedeflenen ortak sayısına ulaşılamaması üzerine davalı kooperatif ile arsa maliki arasında yeni bir sözleşme yapılarak tüm hesapların ve ortakların davalı kooperatifte toplandığını ve kooperatif kayıtlarında müvekkilleri çiftten Edip'in ortak gözüktüğünü, geçen uzun zamanda inşaatta ilerleme sağlanamadığını, kooperatifçe bilgi verilmediğini, başvurulardan sonuç alamayan müvekkillerinin mağdur olduğunu ileri sürerek, 28.413 DM'nin ödeme tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, davacılardan ...'in müvekkili kooperatifin ortağı olmadığını, ödemelerini yapmayan diğer davacının ise 14.04.2002 tarihli genel kurulda ortaklıktan çıkarıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ...'ın davalı kooperatifin ortağı olduğu, bu davacının ortaklıktan çıkarıldığı tarihe kadar davalı kooperatife yaptığı ödeme tutarının 27.265,80 DM olduğu, 03.07.2003 tarihi itibariyle davacının davalı kooperatiften 22.459,83 TL alacağının olduğu, diğer davacının ise davalı kooperatife ortak olmadığı gerekçesiyle davacı ... yönünden davanın reddine, diğer davacı yönünden davanın kısmen kabulü ile 27.265,80 DM karşılığı 22.459,83 TL'nın 03.07.2003 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınıp davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatife ödenen paranın iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamında, davalı kooperatifin tüm defter ve kayıtları ve uyuşmazlıkla ilgisi olduğu bildirilen sözleşme ilişkileri ve derdest dava dosyaları incelenip değerlendirilmek suretiyle araştırılması, uzman bilirkişi raporu alınması ve oluşacak sonuca göre davacılardan Edip adına dava dışı ortaklığa yapılan ödemelerden dolayı davalı kooperatifin sorumlu olup olmadığının belirlenmesinin gerektiği açıklanmış olmasına rağmen, yalnızca davalı kooperatifin karar ve pay defteri getirtilerek üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile hüküm kurulmuştur.
Söz konusu defterlerin incelenmesinden ise dava dışı ortaklık ile davalı kooperatif arasında bir halefiyet olup olmadığı, davacı ve diğer ortaklar yönünden dava dışı ortaklığa yapılan ödemelerin davalı kooperatife aktarılıp aktarılmadığı anlaşılamamaktadır.
O halde mahkemece uyulan bozma ilamının gerekleri yerine getirilerek davalı kooperatifin tüm defterlerinin getirtilerek gelir ve giderlerinin incelenmesi, kooperatif gelirleri arasında dava dışı ortaklığa yapılan ödemelerin de yer alması halinde davalı kooperatifin sorumluluğunun kabul edilmesi, aksi takdirde dava dışı ortaklık ile ilgisi olmayan davalı kooperatifin yalnızca ortaklarının bir kısmının dava dışı ortaklığa ödemede bulunmuş olmalarının sorumluluk doğurmayacağı düşünülerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Öte yandan, davacı ...'in kooperatiften çıkarılmış olduğunun savunulmasına, bozma ilamında da bu hususun akibetinin araştırılmasının gerektiğine değinilmiş olmasına rağmen, mahkemece bu yönden de bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiştir. Davacının kooperatiften çıkarılmasına ilişkin kararın kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi, çıkarılma kararının kesinleşmiş olması halinde 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17 .maddesi gereğince davacının hesaplaşmadan doğan hakkının belirlenmesi gerekirken bu hususta herhangi bir inceleme yapılmamış olması da doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8324, K. 2011/2022, 1 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama