KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11703 E., 2012/15801 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/05/2010 tarih ve 2008/153-2010/196 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/10/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. .....ile davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekilleri Av. ... ve Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 29, 30, 32 ve 43. sınıflar için tescil isteminde bulunduğu turuncu-beyaz dalga şeklinden oluşan şekil markasının müvekkilinin tescilli ve tanınmış olan, çikolata ve gofret tipi ürünleri üzerinde ortak bir unsur olarak kullandığı dalga şeklindeki markaları ile karıştırılacak düzeyde benzer olduğunu, müvekkiline ait sözkonusu şekil markasının müvekkilinin dünya çapında tanınan “Kinder” marka serisine dahil ürünlerin ambalajlarında da çok yaygın olarak kullanıldığını, davalı şirkete ait marka başvurusunun müvekkiline ait dalga şekli markaları ile benzer olup,
aynı veya benzer mallar üzerinde tescil ettirilmek istenmesi nedeniyle 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi uyarınca tescil isteminin reddinin gerektiğini, ancak yaptıkları itirazların davalı TPE tarafından reddedildiğini, verilen kararın yerinde olmadığını ileri sürerek, TPE YİDK’nun 20.02.2008 tarih ve 2008-M-230 sayılı kararının kısmen iptali ile markanın tescil edilmesi halinde 29, 30 ve 32.sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların genel kompozisyon ve markaları oluşturan renk kombinasyonları bakımlarından karıştırılacak derecede benzer olmadığını, müvekkili tarafından alınan kararların ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, markalar arasında ayniyet veya benzerliğin olmadığını, davacı iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, alınan bilirkişi raporlarında benimsenen azınlık görüşüne ve tüm dosya kapsamına göre, iki tarafa ait işaretlerde salt dalga kullanılmasının şekillerin benzer olduğu sonucunu doğurmayacağı, dalga şeklinin değişik şekillerde tasarlanabileceği, somut olayda her iki tarafın dalga tasarımının farklı olduğu, davalının şekil markasında sırf dalga figürü kullandığı için markaları benzer saymanın doğru olmayacağı, ortalama tüketicinin kırmızı ile turuncuyu birbirinden ayırt edebileceği gibi birbirinden çok farklı dalga figürlerini de ayırt edebileceği, davalı marka başvurusu ile davacının itiraza dayanak şekil markalarının 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında benzer bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11703, K. 2012/15801, 11 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama