KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14821 E., 2012/5766 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.07.2010 tarih ve 2007/394-2010/320 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; 20-21/12/2005 tarihlerinde internet bankacılığı yolu ile, müvekkilinin davalı bankadaki hesabından, dava dışı ....isimli kişinin Akbank Kavacık şubesindeki hesabına toplam 9.750 TL aktarıldığını, paranın aynı gün çekildiğini, olayla ilgili olarak savcılığa müracaat edildiğini,gerekli güvenlik önlemlerini almayan davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin hesabından bilgisi dışında çekilen 9.750 TL'sının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin intermet bankacılığı sisteminde her türlü güvenlik önleminin alındığını, şifrenin korunmasının müşterinin sorumluluğunda olduğunu, davacının bankacılık hizmetleri sözleşmesine aykırı olarak şifre bilgilerinin üçüncü kişilerin eline geçmesine neden olduğunu, zararın oluşmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar, kısmen benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait paranın davalı bankaya karşı gerçekleştirilen sahtecilik işlemiyle hesaptan bir başka hesaba havale edildiği, bu durumun bankayı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmadığı, davacıya verilen şifre ve parolanın davacının kusuru ile üçüncü kişi tarafından ele geçirildiğinin davalı tarafça kanıtlanamadığı, davacının hesabından para çekilmesinde kusurun tamamen davalı bankada olduğu gerekçesi ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı; davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14821, K. 2012/5766, 11 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama