KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15532 E., 2012/6918 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/05/2010 tarih ve 2010/61-2010/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK'nun 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildiktendava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket adına TPE nezdinde FM belgesi bulunduğunu, davalıların da FM belgesi sahibi olduklarını, ancak davalıların faydalı modellerinin 551 sayılı KHK kapsamında yenilik ve ayırt edicilik unsurlarına sahip olmadığını ileri sürerek, davalıların FM belgesine dayalı üretiminin durdurulmasını, tescilli FM belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini ve işbu eylemin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalılar yetki ilk itirazında bulunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamında, davanın tescilli FM belgesi sahibine karşı tescilli haktan kaynaklanan uyuşmazlık nedeniyle açılmış olduğu, 551 sayılı KHK’nin 137/4 ve 166. maddelerine göre davanın FM belgesinin sahiplerinin bulunduğu yerde açılması gerektiği gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine, bu nedenle dava dilekçesinin reddine, karar kesinleştiğinde dosyanın Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde davacı, davalının faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü yanında, hakkına tecavüz edildiği iddiasında da bulunup, buna ilişkin olarak haksız rekabetin tespit ve meni talebinde de bulunmuş olması nedeniyle, 551 sayılı KHK’nin 137/2. maddesine göre bu tür davaların davacının ikametgâhı mahkemesinde açılması mümkün olup, mahkemece işin esasına girilip, karar verilmesi gerekirken yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış, bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15532, K. 2012/6918, 26 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama