KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3896 E., 2011/15221 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.12.2009 tarih ve 2008/244 - 2009/733 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin yurt içi taşıma işi organizatörlüğü yapma konusunda dava dışı Omsan Loj.
A.Ş ile aralarında düzenlenen 15.12.2006 tarihli sözleşme ile 01.11.2007 – 31.12.2007 tarihleri arasında geçerli olmak üzere taşeron sıfatıyla anlaşmaya vardıklarını, davacının bu sözleşme kapsamında taşınan eşyaların muhteviyatından kaynaklanan risk faktörlerinden dolayı davalı ile 19.04.2007 tarihli taşıyıcı mali mesuliyet sigorta sözleşmesi düzenlendiğini, davacı şirketin taşıma organizatörlüğü sıfatı ile Omsan AŞ adına 10.09.2007 tarihinde Tukaş AŞ ye ait toplam değeri 29.333,80 TL lik yükün kayseri de bulunan alıcısına gönderilmek üzere davacının hak ve sorumlulukları dahilindeki araca yüklendiğini,
ancak söz konusu aracın yükleri ile çalınıp kaybolduğunu ve davacının çalınan eşya değeri kadar Omsan AŞ ne ödeme yaptığını ileri sürerek, şimdilik 8.500 TL nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu hasarın poliçe kapsamında bulunmadığını, zira davacının göstermesi gereken azami özen ve dikkati göstermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı tarafça tazmini istenen hasarın emniyeti suistimal sonucunda oluştuğu, davacının yükün teslimi ve taşınması sırasında gerekli özeni göstermediği ve üzerine düşen sorumlulukların yerine getirmediği,meydana gelen hasarın poliçe teminatı dışında kaldığı gerekçesiyiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıyıcı mali mesuliyet sigorta poliçesine dayalı alacak istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere taraflar arasındaki uyuşmazlık, mali mesuliyet sigorta poliçesindeki özel şart uyarınca davacı üst taşıyıcının alt taşıyıcıları seçme konusunda gerekli özeni gösterip göstermediği konusunda toplanmaktadır. Davacı, yükün verileceği
aracın çalıntı olup olmadığının kontrol edilerek aracın trafik tescil kaydının ve sürücü belgesinin suretlerinin alındığını ve sigorta şirketinin bir yetkilisinin de müvekkili bürosunda nezaret görevi üstlendiğini ileri sürmüştür. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda davacının yükün taşınmasında gerekli özeni göstermediği ifade edilmiştir. Ancak, taşıma konusunda ne şekilde uzman olduğu dosya kapsamından anlaşılamayan bilirkişinin bu sonuca ne şekilde vardığının gerekçesi de açıklanmamıştır.
Uyuşmazlığın bu mahiyetine göre mahkemece, poliçedeki özel düzenlemede yer alan “özen” kavramının neleri kapsadığının taşıma sektöründeki uygulamalar nazara alınarak belirlenmesi, somut olayda davacının araç temininde gerekli özeni gösterip göstermediğinin aralarında taşıma konusunda uzman bilirkişi bulunan kuruldan rapor alınarak tespiti ve sonucuna göre rizikonun tazmininin gerekip gerekmediğinin saptanması gerekirken, yetersiz rapora ve eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3896, K. 2011/15221, 16 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama