KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4422 E., 2011/15694 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2009 tarih ve 2008/39-2009/507 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya sigorta şirketine nakliyat poliçesi ile sigortalı müvekkiline ait emtianın diğer davalı tarafından yurt içi taşıması sırasında hasarlandığını ileri sürerek, şimdilik 10.547,87 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan sigorta şirketi vekili, yetki ve esas yönünden davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın kesinleşmesine müteakip talep halinde yetkili ve görevli Şişli Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, nakliyat poliçesine ve yurt içi taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, kaza yerinin Aksaray olduğu, davalıların hiç birinin ikametgahının Van ili olmadığı dosya kapsamı ile sabittir.Ancak, davacı tarafça seçimlik hakkını kullanarak davanın, HUMK’nun 10.maddesi gereğince, akdin ifa yeri olan Van’da açılmış olması karşısında davalı ... şirketi vekilinin yetki itirazının reddi yerine bu dava ile ilgisi bulunmayan davacı ile dava dışı Kristal A.Ş.arasındaki sözleşmedeki yetki şartından da bahsedilmek suretiyle mahkemece yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Öte yandan, somut olayda olduğu gibi, kamu düzenine ilişkin kesin yetki halleri dışında,yetki itirazı,ilk itirazlardan olup,yazılı yargılama usulüne tabi davalarda on günlük cevap süresi veya uzatılan süre içerisinde yapılmalıdır.Mahkeme,yetki ilk itirazının süresinde yapılıp yapılmadığını doğrudan doğruya gözetmek durumundadır.Zira,on günlük cevap süresi veya uzatılmış cevap süresi, ilk itirazlar bakımından hak düşürücü niteliktedir.Seçimlik yer mahkemelerinin dışında bir yer mahkemesine dava açıldığında,bu yer mahkemesi yetkisiz dahi olsa,yetki itirazından bulunmayan davalı bakımından bu mahkemenin yetkisi kesinleşir.Bu bağlamda,
mahkemece diğer davalıların usulüne uygun bir yetki itirazı bulunmamasına rağmen diğer davalılar hakkında dahi yetkisizlik kararı verilmesi de keza doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4422, K. 2011/15694, 23 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama