KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4857 E., 2011/15985 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 07/04/2009 tarih ve 2008/414-2009/128 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İsviçre'den kumaş emtiası satın aldığını ve bedelini 29.08.2005 tarihinde ödediğini, taşıyıcı olan davalının malları teslim etmediğini ileri sürerek 30.000 USD'nin 29.08.2005 tarihinden itibaren faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, Trieste limanından İstanbul Marport limanına taşınan malların davacı tarafından teslim alınmadığını, konteynerin limana indirildiğini, yine taşıyıcının Mediterranean Shipping Company S.A. adına acente olarak gerçekleştirildiğini, dolayısıyla asıl taşıyıcıya izafeten müvekkline dava açılabileceğini, pasif dava ehliyetinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının VimaFibra adlı şirketten kumaş satın aldığı ve bedelini ödediği, 31.10.2004 tarihinde konteynerin boşaltılarak taşımanın sona erdiği, haksız fiili nedeniyle tazminat isteminde bulunulmuş olup, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 07.11.2008 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece verilen davacı vekilinin temyiz isteminin reddine dair kararı 09.02.2010 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, HUMK.'un 432/5. maddesindeki 7 günlük sürenin sona ermesinden itibaren 18.02.2010 tarihinde temyiz isteminin reddine dair kararın temyiz edildiği anlaşılmıştır. Aynı Yasa’nın 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay da bu konuda bir karar verebileceğinden davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4857, K. 2011/15985, 28 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama