KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6071 E., 2011/16069 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2009 tarih ve 2007/522-2009/665 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin öğrenci taşımacılığı işi ile uğraştığını, davalının müvekkili şirkete başvurarak mülkiyeti kendisine ait ...plaka sayılı araç ile gerekli sözleşme düzenlenip ibraname verdikten sonra 10.09.2006 ile 25.06.2007 tarihleri arasında müvekkili nezdinde çalışmaya başladığını, sözleşme sona erdikten sonra ise davalının Tercih Öğrenci ve Personel servisi adı altında aynı işle uğraşmaya başlayarak müvekkili şirkette çalışan araç sahipleri ile şoförleri kendi yanlarına çektiğini ve fiyatları indirmek suretiyle haksız rekabet yarattığını, davalının söz konusu eylemleri nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını,
davalının taşıma sözleşmesi düzenledikten sonra verilen ibraname şartlarına uymadığını ileri sürerek, 10.000 TL maddi ve manevi zararın yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin çalışma hürriyetinin davacının iddia ettiği ibraname ile kısıtlanmaya çalışıldığını, kendisinin imzaladığı bir sözleşme bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında yapılmış herhangi bir sözleşme bulunmadığı, davalının daha önce davacı adına öğrenci ve personel taşımadığı, bu nedenle taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunmadığından cezai şart kararlaştırmanın da mümkün olmadığı ve davalının kendi adına ticari faaliyette bulunmasının haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin ihlal edildiği iddiasına dayalı haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalının babasına ait araç ile davacıya 10.09.2006-25.06.2007 tarihleri arasında taşıma hizmeti verdiği, sözleşmenin bitiminden sonra 3 yıl içinde aynı araç ile Milas hudutları dahilinde öğrenci personel taşıma işi yapmayacağı ve aracı 3. şahıslara devir veya satış yapmaması yönünde taahütte bulunduğu, hatta devir etmesi halinde bu 3 yıllık zaman içinde devir alan kişilerin öğrenci ve personel taşımaları halinde dahi sorumlu olacağı yönünde davacıya teminat verdiği, ayrıca maddi ve manevi zararlardan sorumlu olacağını
içeren bila tarihli ibraname başlıklı belgeyi imzaladığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. Anılan ibraname hukuki niteliği itibariyle rekabet yapma yasağına ilişkindir. T.C.
Anayasası' nın 48.maddesinde kişilerin çalışma özgürlüğünün esas olduğu hüküm altına alınmış olup, yasalardaki ayrık düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla çalışma özgürlüğü kısıtlanamaz, her ne kadar B.K' nun 348. maddesinde işçinin rekabet yasağı düzenlenmiş ise de taraflar arasında hizmet sözleşmesi olmadığı, taşıma ilişkisi bulunduğu anlaşıldığından anılan kanun hükmünün somut olayda uygulanma yeri bulunmamaktadır.
Dolayısıyla taraflar arasında düzenlenen ve çalışma özgürlüğünü kıstlayan ibraname başlıklı taahhütname geçersiz olup, bu taahhütname uyarınca tazminat talep edilmesi yerinde değildir. O halde mahkemece, davalının imzaladığı ibraname değerlendirilmeyerek yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan gerekçe ile ONANMASI gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6071, K. 2011/16069, 29 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama