KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7855 E., 2012/273 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Vekili
- Av. ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/03/2010 tarih ve 2007/239-2010/88 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 70 yılı aşkın zamandır çikolata ve gofret tipi ürünleri üzerinde dünya çapında kullandığı tanınmış “KİTKAT” markasının sahibi olduğunu, bu markalı ürünlere ait özgün ürün şeklini tanıtmak ve marka ile özdeşleştirmek için geniş çaplı tanıtım faaliyetleri gerçekleştirdiğini, söz konusu şeklin marka olarak tescili için davalı kuruma yaptığı başvurunun 556 sayılı KHK’nun 7/1-a maddesi kapsamında ayırt edici olmadığı gerekçesiyle nihai olarak reddedildiğini, ret kararının yerinde olmadığını ve başvuru konusu şeklin birçok ülkede tescil edilmiş bulunduğunu ileri sürerek, TPE YİDK’nun M-1467 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili kurum tarafından alınan kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ilk kez davacı tarafından yaratılmış olan şeklin 556 sayılı KHK’nun 7/a,c,d ve e bentleri kapsamında marka olarak tesciline engel bir halin bulunmadığı, anılan işaretin ülkemiz ile aynı marka mevzuatına sahip OHIM tarafından ve tüm AB ülkelerini kapsar biçimde tescil olunduğu, davaya konu başvurunun reddinin Paris Sözleşmesi’nin 4. mükerrer 6. ile TRİPS Sözleşmesi’nin 15. maddesi hükümleri karşısında reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TPE YİDK’nun 26.07.2007 tarih 2007-M-1467 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka tescil isteminin reddine ilişkin TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali istemine ilişkindir. Davacının 30. sınıftaki çikolata bar emtiası için tescil ettirmek istediği şekilden ibaret marka tescil başvurusu, davalı tarafından dava konusu işaretin ayırt edici olmadığı gerekçesiyle nihai olarak reddedilmiştir.
./...
2010/7855 2012/273
S2
Başvuru konusu ikili çikolata bar şeklininin tescil ettirilmek istendiği çikolata bar ürününün ortalama alıcıları tarafından 556 sayılı KHK’nin 7/1-a maddesinin atıfta bulunduğu 5 nci maddesi uyarınca tescil isteminde bulunan işletmeyi ve bu işletmenin mallarını diğer işletmelerden ve mallarından ayırt edici nitelikte olarak algılanamayacağı, tescili istenen mallar için basit ve çikolata kaplı barların kolayca kırılarak birbirlerinden ayrılabilmelerine imkan sağlayacak biçimde bütünüyle ve sadece işlevsel amaçlara yönelik genel bir şekil olduğu bilirkişi raporlarında açıklanmıştır.
O halde dava konusu başvurunun ayırt edici niteliğe sahip olduğu söylenemez. Ayrıca, TRIPS 15. maddesi uyarınca bir işaretin marka olarak korunabilmesi için ayırt edici niteliğe sahip olması gerektiği gibi, Paris Sözleşmesi'nin 4. mükerrer 6. maddesi gereğince bir birlik ülkesinde tescil edilen markanın birlik üyesi diğer ülkelerde kabul edilip korunabilmesi için de; aynı maddenin B.(2) bendine göre ayırt edicilik vasfına haiz olması zorunludur.
Bu itibarla, dava konusu başvurunun tescili istenen emtia yönünden özgün bir tasarım oluşturan şekil markası olarak kabul edilemeyeceği dolayısıyla da ayırt edici olmadığı dikkate alınmadan yazılı şekilde TPE YİDK kararının iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
21.02.2012 HŞ
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7855, K. 2012/273, 17 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama