KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12091 E., 2012/19015 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2012
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
498 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gökçebey Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.03.2011 tarih ve 2010/226-2011/87 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...'nun diğer davalı kızına müteveffa babasından kalan SSK maaşını, davalı kızı 18 yaşını tamamlamış ve kendisini vekaletten azletmiş olmasına rağmen, velayeten müvekkili bankadan çekmeye devam ettiğini, davalı ... Kirenli'nin daha sonra evlendiğini, bu evlilik nedeniyle SSK tarafından tahsis edilen parayı da davalı ...'nun çektiğini, durumun müvekkilince fark edilmesi üzerine usulsüz ödenen paranın bir kısmının davalı ...'nun müvekkili nezdinde bulunan hesaplarından tahsil edildiğini ileri sürerek, bakiye 4.153.83 TL ile kısmi tahsilata kadar işleyen 318.80 TL alacağın ödenme tarihlerinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davalı annesi ...'nu vekil olarak atamış ise de 15.05.2007 tarihli azilname ile vekillikten azlettiğini, azilnamenin davalı ...'na tebliğ edildiğini ve ayrıca davacı banka şubesine de verilerek kayıtlara girdiğini, buna rağmen evlenmesi nedeniyle kendisine SGK tarafından verilen evlenme ikramiyesinin davalı ...'na ödendiğini, bu parayı 6 ay 12 gün sonra tahsil edebildiğini, olaylarda kendisinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, asıl sorumlunun davacı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'nun, kızı olan davalı ...'in davacı bankadaki hesabına yatan parayı vekillikten azledilmesine rağmen çektiği ve sebepsiz olarak 4.153,83 TL oranında zenginleştiği, dava konusu alacağın davalı ...'in hesabına aktarılması gereken bir meblağ olduğundan, anılan davalının husumetinin bulunmadığı, davacının 318,80 TL tutarında bir ödemeyi hak sahibine yapmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 4.153,83 TL asıl alacağın, 27.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’ndan tahsiline, 318,00 TL alacağa ilişkin davanın ve davalı ...’e karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...'nun tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, dava, bankacılık işlemine dayalı alacak istemine ilişkin olup, ticari iş mahiyetinde bulunduğundan, mahkemece, hüküm altına alınan alacağın 3095 sayılı yasa hükümleri uyarınca avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru olmayıp hükmün bu nedenle bozulması gerekirse de, anılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12091, K. 2012/19015, 23 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama