KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12408 E., 2012/19727 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.05.2011 tarih ve 2010/649-2011/211 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında müvekkilleri ile davalılardan ...’ın ortağı olduğu ER-NA Madencilik A.Ş’nde bulunan müvekkillerine ait hisselerin 250.000.000 TL karşılığında davalılardan... ve ...’a devri amacını güden 30/08/2001 tarihli sözleşmenin bulunduğunu, 31/12/2001 tarihine kadar ödenmesi gereken hisse devir bedelinin ihtarlara rağmen ödenmemesi nedeni ile sözleşmenin müvekkillerince 30/04/2002 tarihinde feshedildiğini, sözleşmenin ek 9. maddesinde 25.000.000 TL cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını, şirket ve müştemilatının fiilen idaresinin davalılara bırakılması nedeni ile 5.000.000 TL ecri misil ödenmesi gerektiğini,
sözleşmenin hükümsüz kalması ve gereklerinin davalılarca yerine getirilmemesi ve sözleşme bedeline güvenerek girişilen işlerin boşa çıkması nedeniyle müvekkillerinin zarara uğradığını belirterek şimdilik 25.000.000 TL cezai şartın, 5.000.000 TL ecri misilin ve 10.000.000 TL menfi zararın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... , davaya cevap vermemiştir.
Davalılar... ve ... vekili, taraflar arasındaki sözleşmeye ilişkin yükümlülüklerin davacı ... ile Davalı ...’e ait olduğunu, buna rağmen sözleşmede dökümü yapılan şirket borçlarının bir kısmının müvekkili... tarafından ödendiğini, davacılarca hisselerin devredilmediğini, müvekkillerinin sözleşme ile bağlı olmadığını, bu nedenle cezai şartın istenemeyeceğini, müvekkillerinin sözleşmede 2000 yılına ait borçların ödenmesinden başka bir sorumluluk ile bağlı tutulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, davalı ...’e ödenen 30.000 TL’nın faizi ile birlikte tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, asıl davada davacılar ve birleşen davada davalı vekillerinin temyizi üzerine birleşen davaya ilişkin kararın onanmasına, asıl davada davacılar lehine bozulmasına karar verilmiş olup, mahkemece yeniden yapılan yargılamanın sonunda, birleşen davaya ilişkin kararın kesinleşmiş olması nedeni ile bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, asıl davada ise davalıların tamamının sözleşmede yer alan ek 9. maddede belirtilen cezai şarttan sorumlu oldukları;
ancak fahiş nispetteki bu cezai şartın olduğu gibi uygulanmasının davalıların ekonomik yönden mahvına neden olacak nitelikte bulunduğu gerekçesiyle, cezai şartın kısmen iptali ile 50.000 TL cezai şartın davalılardan tahsiline, menfi zarar kanıtlanamadığından bu kalem isteğin reddine ve davalıların şirket müştemilatını kullanımları sözleşmeye dayalı bulunduğundan ecri misil isteminin reddine karar verilmiştir.
Taraf vekilleri, kararı temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12408, K. 2012/19727, 3 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama