KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14375 E., 2012/21411 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2012
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2010 tarih ve 2009/1094-2010/1306 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında bankacılık hizmetleri sözleşmesi yapıldığını ve vadesiz hesap açtırıldığını, davalının müvekkili şirketin talimatı ile transfer edilen 216.349,38 EURO'dan komisyon adı aldında 340,75 EURO kesinti yaptığını, yine müvekkili şirketin hesabına gelen bir havaleden 71,05 EURO kesinti yaptığını, bankanın yaptığı kesintilerin yasaya ve hukuka aykırı ve keyfi bir uygulama olduğunu, ileri sürerek 411.80 EURO paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, 71.05 EURO'nun BK 83. madde kapsamında dava tarihinden itibaren döviz faizi uygulanmak suretiyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankaca tahsil edilen komisyon bedelinin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece 71.05 euro için dava kabul edilmiş, bakiye istem yönünden dava reddedilmiş ise de davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabul edilmesi nedeniyle reddedilen kısım üzerinden kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamış, mahkemece verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14375, K. 2012/21411, 20 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama