KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5589 E., 2012/13909 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/12/2010 tarih ve 2009/318-2010/320 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “FTE”, “FAG” ve “FTE AUTOMATIVE+şekil” markasının müvekkilleri adına çeşitli sınıflarda tescilli olduğunu, davalının “MADE BY FETTE FAC Automative” ibaresinin 7. ve 12. sınıflarda tescili için TPE'ye başvurduğunu, müvekkilinin başvuruya yaptığı itirazın TPE-YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, davalının ibaresinin tescilinin 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesine aykırı bulunduğunu, müvekkili şirket markasının tanınmış marka olduğunu, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek TPE-YİDK'nun kararının iptaline, davalı markasının hükümsüzlüğünün tespiti ile markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacı markaları ile davalı markasının 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkiline ait marka ile davacı markalarının 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının markaları ile davalı şirket markasının 556 sayılı KHK'nin 8/1-b hükmü anlamında benzer olmadıkları, ancak davalı adına tescilin kötü niyetli tescil olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile TPE-YİDK kararının iptaline; hükümsüzlük bakımından ise kötü niyet nedeniyle talebin kabulü ile davalı şirket markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5589, K. 2012/13909, 20 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama