KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6198 E., 2012/13442 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/04/2010 tarih ve 2009/188-2010/570 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete personel taşıma işi yaptığını, davalının borcunu ödemediğini, alacak için icra takibi yapıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında ticari bir ilişki olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre , itirazın iptaline, ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 02/06/2008 tarihinden itibaren %27 temerrüt faizi uygulanmasına, davalının asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatı ile hükümlendirilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma akdinden kaynaklanmakta olup davacı 2007 yılında davalının personelini taşıdığını ve bu nedenlerle ücrete hak kazandığını ileri sürerek faturalara dayalı olarak davalı aleyhine icra takibi başlatmış, davalı ise davacı ile aralarında akdi ilişki bulunmadığını ve hizmet verilmediğini savunmuştur. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmayıp akdi ilişkiyi ve hizmet verdiğini ispat külfeti davacıya aittir.
Davacı taşıma hizmeti verdiğine dair hiçbir delil ibraz etmemiş olup, taşıma hizmeti verildiği iddia edilen tarihlerde ASPEN A.Ş. nizamiye kapısında davacı aracının giriş-çıkış yapması, taraf defterlerinde geçmişe dayalı olarak düzenlenen 2 adet fatura kaydının bulunması tek başına hizmetin verildiğini ispatlamaya yeterli değildir.
Bu durumda, açıklanan hususlara dayalı olarak düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, mahkemece verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6198, K. 2012/13442, 17 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama