KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/15180 E., 2013/14483 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
579 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.07.2012 tarih ve 2010/650-2012/128 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar-karşı davalılar vekili ve davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinden ...'ın, ... Gıda San. ve Tic.
A.Ş. tarafından, 15/08/2000 tarihinde resmi broker tayin edildiğini ve bununla ilgili detayların yapılacak sözleşme ile belirleneceğinin belirtildiğini, bunun üzerine 01/09/2000 tarihinde de şirket ile müvekkilleri arasında Komisyon Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre sözleşmeye ekli listede adı geçen firmalarla yapılan alım-satım işlerinde, müvekkiline 1 USD/MT komisyon bedeli ve buna ek olarak temsil giderleri için her ay 300 USD sabit ücret ödeneceğini, 2005 yılından itibaren, ödenecek ücretin aylık 1000 USD komisyon bedeli + 300 USD (temsil giderleri) = 1.300 USD olarak sabitlenip,
bu şekilde sözleşmenin icrası yoluna gidildiğini,sözleşmenin hâlâ yürürlükte ve geçerli olduğunu,müvekkiline usulüne uygun feshi ihbar gönderilmemesine rağmen 01/01/2009 - 01/10/2010 tarihleri arasındaki toplam hizmet bedeli tutarı olan 55.035,2 TL’nin ödenmediğini,iddia ederek 55.035,2 TL alacağın, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve 20/09/2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların taleplerinin TMK'nın 2. maddesi ile düzenlenmiş bulunan "Dürüstlük Kuralı"na aykırı olduğunu, davacıların uzun zamandır müvekkili şirket için aracılık faaliyeti yapmadığı gibi sözleşme ekinde bulunan üçüncü şahıslara da direkt satış yapmadığını, savunarak davanın reddini istemiş, karşı dava dilekçesinde ise, aslı ibraz edilmemiş olan sözleşmenin 4. maddesi incelendiğinde,
davacıların sözleşme süresince müvekkili şirketten başka hiçbir firma adına hiçbir iş yapamayacağının açıkça hüküm altına alındığını,davacıların sözleşme geçerliliğine ilişkin iddialarının doğru olduğu kabul edilse bile 01/01/2009 - 01/10/2010 tarihleri arasında başka firmalar adına muhtemelen yapmış olabileceği işlemler nedeniyle sözleşmeye aykırı hareket etmiş olacağı ve bu durumda müvekkili şirketin tazminat talep hakkı doğacağının aşikâr olduğunu,
bu doğrultuda sözleşmenin geçerli olduğunun kabulü halinde davacılar - karşı davalıların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde 01/01/2009 - 01/10/2010 tarihleri arasında başka firmalar adına yapmış oldukları ticari faaliyetlerinin tespiti halinde bu faaliyetlerden kazandığı bedelinin tamamının müvekkili şirkete tazminat olarak ödenmesini, bu nedenlerle; sözleşmenin geçerliliğine karar verilmesi halinde ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 1.000,00 TL'nin davacılar - karşı davalılardan tazminat olarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların 01/09/2000 başlangıç tarihli sözleşme kapsamında davalıya Eylül 2009 tarihine kadar hizmet verdiği, davacıların Eylül 2009 tarihine kadar hak kazandığı 8 aylık ücreti, aylık bedeli 2.501,60 TL'den toplam 20.012,80 TL tuttuğu, 01/09/2009 tarihinden sonraki davacıların ücret alacaklarının ispata muhtaç olduğu ve davacı yanca ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın 20.012,80 TL üzerinden kısmen kabulüne, karşı dava yönünden ise;
davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin 01/09/2009 tarihinden sonra gerek davacı eylemi gerekse davalı savunması kapsamında eylemli sona erdirildiği ve bu tarihten sonra sözleşmenin yürürlükte kaldığına ilişkin dosyaya herhangi bir delil ve belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar-karşı davalılar vekili ve davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar-karşı davalılar vekili ve davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15180, K. 2013/14483, 8 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama