KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18891 E., 2013/17380 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/10/2009 tarih ve 2008/105-2009/241 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 30. sınıf emtialarda kullanılmak üzere "SULTAN", "SULTANİ" ve "Eti Sultani bran biscuit with sultanas" markalarının sahibi olduğunu, davalı şirketin "ESMA SULTAN" ibaresinin marka olarak tescili için TPE'ye başvurduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın nihai olarak reddedildiğini, oysa tanınmış markalarının farklı mal ve hizmetler için dahi tescil edilemeyeceğini, başvurunun kötüniyetli ve müvekkili markasının tanınmışlığından haksız yararlanmaya yönelik olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK'nın 2008-M-804 sayılı kararının iptali ile markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunmuştur.
Davalı şirket vekili, davacı markalarının tanınmış olmadığını, müvekkilinin Esma Sultan yalısının işletmecisi olarak bilindiğini, davacı markaları bisküvi üzerinde kullanılırken müvekkilinin sadece çikolata ve yaş pasta üretimi yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, "ESMA SULTAN" ibaresinin bir yalının, aynı zamanda tarihi bir şahsiyetin adı olduğu, taraf markalarının esas unsuru içinde "SULTAN" ibaresi mevcut olsa da davalı markasında yer alan "ESMA" ibaresinin markaları anlam, görünüm, sescil ve bıraktıkları intiba bakımından farklı kıldığı, tüketicilerin markalar arasında bağlantı bulunduğu yanılgısına düşmeyecekleri ve "ESMA SULTAN" ibaresini gördüklerinde yeni bir firmanın markasıyla karşı karşıya olduklarını algılayabilecek kadar bilgili olduklarının kabulü gerekeceği, davacı markasının ülke genelinde tanınmış olduğu hususunda yeterli delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18891, K. 2013/17380, 3 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama