KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/3342 E., 2024/6259 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/363 Esas, 2023/457 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/942 E., 2019/982 K.
Karar Metni
973 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.09.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı THY arasında 26.03.2003 tarihinde Yurt İçi Yetkili Yolcu Bileti Satış Acenteliği sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca müvekkili acentenin davalı THY'nin yurt içi ve yurt dışı uçak seferleri için gerekli yolcu biletlerinin THY adına komisyon karşılığında satılmasından ve bununla ilgili hizmetlerin ifasından sorumlu olduğunu, davalının haksız olarak 07.07.2010 tarihinde hiçbir ihbar ve ihtarda bulunmadan iç ve dış hat bilet kesme yetkisini sistem üzerinden iptal ettiğini, biletleme yetkisinin iptalinden sonra müvekkilinin davalıya ihtarlar gönderdiğini,
davalının edimlerini yerine getirmediğini ve temerrüde düştüğünü, davalı tarafın sözleşmeyi ihlal ederek müvekkili acentenin iş kaybına sebebiyet verdiğinden komisyon kaybı olduğunu ve dolayısıyla zarara uğradığını, müvekkilinin uğradığı komisyon geliri zararının hesaplanması,
ayrıca müvekkili acentenin sözleşmenin sona ermesi ile acentelik süresi içerisinde kurduğu müşteri çevresinden sözleşme ilişkisinin bitiminden sonra artık yararlanamayacak olması nedeniyle uğradığı kaybın da 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 122 nci maddesi uyarınca denkleştirme tazminatı olarak ödenmesi gerektiğini ileri sürerek sözleşmenin ihlalinden dolayı müspet zararlarının ve acentenin uğramış olduğu zararlar nedeniyle denkleştirme tazminatı olarak şimdilik maddi tazminat olarak 10.900,00 TL'nin, manevi tazminat olarak 100,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş,
ıslah dilekçesi ile tazminat taleplerini arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde.
IATA'ya üye olan havayolu şirketlerine ait uçak biletlerinin satışının IATA ve non-IATA acenteler tarafından yapıldığını, acentelerin IATA ya başvuruda bulunarak IATA tarafından istenen şartları yerine getirmek suretiyle sözleşme akdettiklerini, IATA ile imzalanan sözleşme kapsamında IATA'ya üye olan tüm havayolları gibi müvekkili THY'nin de dış hat uçak biletlerini kesme hakkına sahip olduklarını, acentelerin iç hat uçak bileti satışlarının ise havayolu şirketleri ile yapılan müstakil anlaşmalar uyarınca yapılmakta olduğunu,
müvekkilinin de bu kapsamda iç hat uçak biletlerinin satışları için acenteler ile yurt içi yolcu bileti satış acenteliği sözleşmesini akdettiğini, sözleşme kapsamında acentelere sadece yurt içi biletlerin düzenlenmesi ve satışı yetkisi verildiğini, davacı şirketin IATA üyesi olduğunu, davacı şirketin dünyadaki cari olan sektörel uygulamanın tam aksine non IATA olan bir acenteden bilet temini yoluna gittiğini ve non-IATA acente olan SKY Turizm ile muhatap olduğunu, non-IATA acenteden bilet temin ettiğini ve bu şirkete ödemeler yaptığını ikrar ettiğini, non IATA acentesi olan SKY Turizm acentesinin IATA acenteleri olan "INFINİTY" ve "Yeşil ...
Turizm" acenteleri üzerinden alt acente olarak bilet temin ettiğini, 20 yıldır IATA acentesi olan davacının non-IATA acenteden bilet temini yoluna gitmesinin kabul edilemeyeceğini, bu sebeple müvekkilinin davacı acentenin satış yetkisini sonlandırdığını, davacının diğer hava yolları adına bilet düzenlemesine hiçbir engel bulunmadığını, müvekkili tarafından tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı arasında yurt içi yetkili yolcu bileti satış acenteliği sözleşmesi bulunduğu, sözleşmenin 1 inci maddesine göre davacının THY'nin yurt içi uçak seferleri için gerekli yolcu biletlerinin THY adına acente tarafından komisyon karşılığı satılması ve buna ilişkin hizmetlerin ifasının, sözleşmenin konusunu oluşturduğu, davalı THY tarafından 07.07.2010 tarihinde davacı şirketin bilet kesme yetkisi sistem üzerinden iptal edilerek taraflar arasındaki sözleşmenin eylemli olarak feshedildiği,
taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi ve davalının IATA üyesi olmasından dolayı yurt içi ve yurt dışı bilet satış yetkisi olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 31 inci maddesinde derhal fesih durumunun düzenlendiği, sözleşmenin 3 üncü maddesinde acentelik faaliyetlerinin, 8 inci maddesinde acentenin THY'nin talimatlarına uyma borcunun, 15 inci maddesinde nakit ve kredi kartı ile yapılan satışların bildirilmesinin, 16 ncı maddesinde bilet satışlarının bildirilmesinin düzenlendiği,
bu maddeler göz önüne alındığında sözleşmede rekabet etmeme, bildirim ve talimatlara uyma borcuna ilişkin hükümler sevk edildiği ve bu hükümlerin esasen davacının sadakat borcunu gösterdiği, dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgeler ve özellikle davacı acentenin rezervasyonunu yapmış olduğu biletleri diğer acenteler üzerinden almak suretiyle taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesi ile üstlendiği, sadakat borcunu ihlal ettiği ve davalının sözleşmeyi feshinde haklı olduğu, haklı bir neden halinde taraflardan her birinin acentelik sözleşmesini her zaman feshetme hakkının bulunduğu,
sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi nedeniyle davacının taleplerinde haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, kamu düzenine aykırılık da görülmediği, davalı tarafça sözleşmenin haklı sebeplerle feshedildiğinin kabulü gerektiği, ilk derece mahkemesinin karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin haksız feshine dayalı müsbet zarar, denkleştirme tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3342, K. 2024/6259, 11 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama