KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/1316 E., 2024/9056 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1665 Esas, 2023/1605 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/328 E., 2021/198 K.
Karar Metni
741 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2019/77977 sayılı "...+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince adına tescilli "..." ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya itiraz edildiğini, davalı Kurum tarafından müvekkili itirazlarının reddine karar verildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olduğunu, başvuru konusu ibarenin, müvekkili markaları ile bir harf dışında tamamen aynı bulunduğunu,
davaya konu YİDK kararında “kullanım ispatına ilişkin delil sunulmadığı ya da sunulan delillerin yeterli bulunmadığının tespit edildiğinden” gerekçesine yer verilmiş ise de bu gerekçenin yerinde olmadığını, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2020-M-7294 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalının itiraza cevap dilekçesinde kullanım ispatı talep ettiğini ancak davacının delil sunmadığı veya sunduğu delillerin yeterli olmadığını, bu sebeple SMK'nın 6/1 maddesi kapsamındaki itirazın yerinde görülmediğini, itiraza mesnet 2012/01632 sayılı marka ile dava konusu başvuru arasında ise karıştırılma ihtimali olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili, davacının "..." ibareli markayı kullanmadığını, benzer ürün olan sayaçlarda davacının antech" logosunu kullandığını, "enel" ibaresinin, endüstriyel ve elektronik kelimelerinin kısaltması olarak sektörde sıklıkla kullanılan bir ibare olduğunu, dolayısıyla bu ibarenin bir firmanın tekeline verilemeyeceğini, davacı markasında yer verilen "say" ibaresinin de sayaç kelimesinden türetildiğini, buna göre müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu başvuru kapsamında yer alan malların, davacının markalarının kapsamında yer alan mallarla aynı/aynı tür/benzer olduğu, dava konusu marka başvurusu ile davacı markaları arasında marka işaretleri bakımından da benzerlik bulunduğu, davacıya ait 2007/06682 sayılı markanın kapsamındaki mallar bakımından kullanımının ispatlanamadığı, dava konusu marka ile davacıya ait 2012/01632 sayılı marka arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacının dava konusu ibare üzerinde dava konusu mallar bakımından eskiye dayalı kullanımını ispatlayamadığı,
kötü niyet iddialarının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2020-M-7294 sayılı kararının iptaline, davaya konu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm davalı TÜRKPATENT ve davalı Şirket vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, "...+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2012/01632 sayılı "..." ibareli marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olduğu, zira markalar arasında yalnızca dava konu başvuruda fazladan "y" harfine yer verilmesinden kaynaklanan bir farklılık bulunduğu, bu harfin de ibarenin sonunda olması nedeniyle yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı,
öte yandan her ne kadar "..." ibaresinin ayırt ediciliği çok yüksek değil ise de asgari bir korumayı haiz olduğu ve bir bütün olarak başvuruya yeterli ayırt ediciliğin katılmadığı anlaşılmakla, davalı Şirket vekili ile davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiş, karar davalı TÜRKPATENT vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1316, K. 2024/9056, 16 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama