KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2779 E., 2025/7366 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/4 92... /263 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
867 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Türkiye’nin en büyük hacimli liman işletmecilerinden biri olduğunu ve 2007 yılından beri ... Uluslararası Limanı’nın işletmeciliği ile liman içerisindeki lojistik ve ardiye faaliyetlerini ifa ettiğini, müvekkilinin yurt içinde ve yurt dışında tanınmışlık düzeyi yüksek olan tescilli markaları ile yazılış, okunuş ve fonetik yönden aynı ibareyi taşıyan davalı yanın ticaret ünvanının mevzuata aykırı şekilde ...
Ticaret Sicil Müdürlüğü’nde tescil edilmesi nedeniyle müvekkilinin marka hakkının ihlal edildiğini, haksız rekabete ve iltibasa yol açtığını, müvekkili şirketin ticaret ünvanının “...” olarak 04.05.2007 tarihinde tescil edildiğini ve 09.05.2007 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edildiğini, müvekkili şirket 11.05.2007 tarihinden itibaren ...
Uluslararası Limanı’nı işletmekte olup, ticari faaliyetlerini yerine getirirken kullanmak ve faydalanmak üzere çeşitli markaları Türk Patent ve Marka Kurumu’nda kendi adına tescil ettirdiğini, davalının ticaret ünvanının ...
Ticaret Sicil Müdürlüğü’nde 11.03.2020 tarihinde tescil edildiğini, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin 17.03.2020 tarih ve ... sayı numaralı gazetesinde ilan edildiğini, müvekkili şirketin, bu durumu fark eder fark etmez sahip olduğu markalara dair haklarını korumak maksadıyla davalı şirkete ...
3. Noterliği’nden 17.08.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek, müvekkilinin tescilli markaları ve ticaret ünvanı ile aynı ibareleri taşıyan haksız ve mevzuata aykırı olarak tescil edilmiş olan “...” ibareli ticaret ünvanının ticaret sicilinden terkin edilmesi,
aksi halde terkinin sağlanması ve müvekkilinin zararının giderilmesi için her türlü tazminat istenmesi dahil gerekli tüm yasal yollara başvurulacağının bildirildiğini, davalının işbu davanın açıldığı tarihe kadar herhangi bir olumlu ya da olumsuz yanıt vermediğini, davalının, müvekkilinin markaları ile aynı ibareyi taşıyan “... ...” sözcüğüyle başlayan ticaret ünvanını kullanmasının her iki şirketin karıştırılmasına ve müvekkili aleyhine olacak şekilde haksız rekabete sebebiyet verdiğini ve dolayısıyla müvekkiline zarar verdiğini, müvekkilinin, sahip olduğu marka ve ticaret ünvanı haklarına binaen,
davalının ticaret ünvanındaki “... ” sözcüklerinin kullanılmasını yasaklatma ve haksız rekabet hükümleri ile marka hakkının tecavüze uğramasından ötürü zararını tazmin etme hakkı bulunduğunu ileri sürerek davalının ticaret ünvanından “... ...” ibaresinin terkinine ve 200.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin ana sözleşmesinde şirketin iştigal alanlarının belirtildiğini, ana iştigal konularından bir tanesi olan makine ve gıda ile ilgili yaptığı faaliyetlerdeki ana hedeflerinden bir tanesi bunları ihraç ve ithal etmek olduğu için "..." ismini kullanmayı tercih ettiklerini, "..." ismi ise bir şehir ismi olup kimsenin kullanım tekelinde olmayan bir isim olduğunu, davacının ana sözleşmesindeki iştigal konuları ile müvekkilinin iştigal konuları karşılaştırıldığında çok büyük farklılar olduğunu, farklı iştigal sahalarında faaliyet gösterdiklerini,
davacı şirketinin tescilli markalarının hiçbirisinin müvekkilinin ticari ünvanı ile benzerliğinin olmadığını, bu markalardan şayet marka tescili var ise 2009/... başvuru nolu, 2009/... tescil nolu "mıp ... ... şekil" markası için bir karıştırılma ihtimali (kabul anlamına gelmemek kaydı ile) gündeme gelebileceğini, şekil olarak kullanılması ve tescil edilen sınıf dikkate alındığında böyle bir ihtimalin de bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı markalarının esas unsurunun MIP şeklinde yan yana getirilmiş büyük, lacivert M - I - P harfleri ile üzerinden geçen kırmızı çizgiden oluştuğu, davacının esas unsuru MIP olmak üzere ... International ... (... Uluslararası Liman), ... Limanı, ... ... (... Limanı), ... Denizcilik Faaliyetleri, ...
Marine şeklinde tanımlayıcı ve herkesin kullanıma açık ibarelerle tescilli seri MIP markalarının sahibi olduğu, 21.07.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda dava konusu işaretler arasında ayniyet/benzerlik ilişkisi bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, bilirkişi heyeti raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli kabul edildiği, davacının tecavüz, terkin ve haksız rekabet taleplerine ilişkin şartların oluşmadığı, hükümsüzlük şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "..." ve liman anlamına gelen "..." kelimelerinin marka değil, coğrafi alan ve hizmet alanını belirttiği, ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, marka ve işaretin ayırt edicilik fonksiyonunu yerine getiren asli unsurların birbirinden farklı olduğu, ortalama tüketici kitlesinin bilinç ve dikkat düzeyi esas alındığında, davacının markası ile davalının ticaret ünvanı arasında karıştırmaya neden olacak benzerlik bulunmadığı,
davalının mevcut işletme ünvanını kullanımının, davacının marka hakkına tecavüz oluşturmadığı, dava konusu işaretler arasında ayniyet ya da benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüz teşkil eden ticaret ünvanındaki ibarenin ticaret sicilinden terkini ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2779, K. 2025/7366, 8 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama