İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2022/5790 Karar: 2026/2271 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/5790 K.2026/2271

12. Ceza Dairesi 2022/5790 E. , 2026/2271 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/274 E., 2021/1920 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adl

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2022/5790 E. , 2026/2271 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/274 E., 2021/1920 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adl

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2022/5790 E. , 2026/2271 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/274 E., 2021/1920 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiş olup, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının CMK 141/1-a, c, d, e, i, j, k ve CMK 107/1-2 maddeleri gereğince 1.120.000,00 TL maddi ve 4.318.000,00 TL manevi tazminatın dava dilekçesinde her bir talep için ayrı ayrı belirtilen tarihlerinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz sebepleri; lehine tazminat verilme koşulları oluştuğu halde davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, hükmün adalete ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/234 Esas- 2019/152 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunun beraberinde başka suç işleme ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından 17.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 20.07.2016 tarihinde tutuklandığı, 27.02.2019 tarihinde tahliye edildiği, yapılan yargılama sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunun beraberinde başka suç işleme ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün kesinleştiği, davacı her ne kadar haksız koruma tedbiri nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de, davacının mahkumiyetine dair verilen kararın istinaf incelemesinde olup kesinleşmediğinin anlaşılması ile uygulanan göz altı, tutuklama, arama... koruma tedbirleri yönünden ilgili belgeler incelendiğinde, usul ve yasaya aykırılığa rastlanmadığından CMK 141-142 maddelerinde aranan yasal koşulların mevcut olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR 15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, mahkemece reddedilen tazminat miktarına göre karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 6.810,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1.320,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/234 Esas- 2019/152 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, mahkumiyet kararın UYAP'tan yapılan kontrol sonucu Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 25.12.2025 tarihli ve 2022/16332 Esas, 2025/29828 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacının sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5271 sayılı Kanunun tazminat istemenin koşulları başlığını taşıyan 142. maddesinde; “Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde” bulunulabileceği hükme bağlanmıştır. Ancak asıl davanın sonucuna bağlı olmayan ve asıl davada verilecek kararları etkilemeyecek talepler yönünden mutlaka davanın esasıyla ilgili verilen karar veya hükmün kesinleşmesi zorunlu değildir. Tazminat talebinin dayanağı olan ceza soruşturmasında davacınına kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen, kanunî hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan, kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan, hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen, eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen, yakalama, adli kontrol veya tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan, tutuklamanın uzatılması kararlarının yakınlarına ve kendisine bildirilmemesi nedenlerine dayanarak CMK 141/1-a,c,d,i,j,k bentlerine ve CMK'nın 107/1-2 maddesine dayanarak tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Davacının belirtilen kanun maddelerine dayanarak tazminat talebi ile ilgili olarak asıl davada hüküm verilmesinin veya verilen hükmün kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı, zira bu hususa ilişkin tazminat taleplerinin asıl davanın sonucunu etkileyici veya asıl davanın sonucuna bağlı olmadığından davacının talepleri hakkında ilgili delillerin toplanarak ve davacının belirtilen iddialarına yönelik yargılama dosyasının Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde dosya arasına alınarak, gerekçeli kararda CMK 141/1-a,c,d,i,j,k bentlerinde belirtilen koşulların oluşup oluşmadığına ilişkin her bir talep yönünden gerekçelendirme yapılmadan eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacının temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: 17.07.2016'da gözaltına alınıp 27.02.2019'a kadar tutuklu kalan davacı, darbe teşebbüsüne ilişkin suçlardan beraat etmiş ancak silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanması sürerken CMK m. 141'in çeşitli bentlerine ve m. 107/1-2'ye dayanarak 1.120.000 TL maddi ve 4.318.000 TL manevi tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi, mahkûmiyet kararı kesinleşmediği ve tedbirlerde usulsüzlük görülmediği gerekçesiyle davayı reddetmiş, istinaf da reddedilmiş; Yargıtay 12. Ceza Dairesi hükmü davacı lehine bozmuştur.

Hukuki İlke: CMK m. 142'deki üç aylık/bir yıllık süreler kural olarak hükmün kesinleşmesine bağlanmış olsa da, asıl ceza davasının sonucuna bağlı olmayan ve o davada verilecek kararı etkilemeyecek tazminat talepleri (hakların hatırlatılmaması, ölçüsüz arama, koşulsuz el koyma, başvuru imkânlarından yararlandırılmama, uzatma kararlarının bildirilmemesi gibi) yönünden asıl davanın kesinleşmesini beklemek zorunlu değildir; mahkeme bu talepleri her bent yönünden delil toplayıp ayrı ayrı gerekçelendirmek zorundadır.

Uygulama Sonucu: Asıl davanın kesinleşmediği gerekçesiyle taleplerin topluca reddedilmesi eksik araştırma ve yetersiz gerekçe sayılarak BAM kararı Tebliğname'ye aykırı biçimde oybirliğiyle bozulmuş; reddedilen miktara göre nispi yerine düşük maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi ise temyiz edenin sıfatı gereği bozma nedeni yapılmamıştır.

Dava Strateji Notu: Ceza davası hâlâ derdest veya mahkûmiyet kesinleşmiş olsa bile, yargılamanın sonucuna bağlı olmayan tedbir hukuka aykırılıkları (usulsüz arama, bildirim eksiklikleri, koşulsuz el koyma) için tazminat davası beklenmeden açılabilir; dilekçede her bendin ayrı vakıa ve delille temellendirilmesi, mahkemeyi bent bent gerekçe kurmaya zorlayacağı için bozma olasılığını artırır. Mahkûmiyetle sonuçlanan dosyalarda dahi bu yol kapalı değildir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla