Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2022/5958 E. , 2026/1232 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1105 E., 2021/2553 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2022/5958 E. , 2026/1232 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1105 E., 2021/2553 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı, tutuklama, arama ve el koyma nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 16.713,54 TL maddi tazminatın tutuklama tarihinden, 20.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarının "10.175,32 TL" ye indirilmesi ve faiz başlangıç tarihinin "15.09.2016" olarak değiştirilmesi, manevi tazminat miktarının "25.000,00 TL"ye, vekalet ücretinin "5.276,29 TL"ye yükseltilmesi suretiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, taleplerinin değerlendirilmediğine, haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle haklarının ihlal edildiğine, el koyma kararlarının ölçüsüz ve hukuksuz olduğuna, manevi tazminat miktarının eksik olduğuna, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının tamamına hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/28202 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 18.07.2016 - 20.07.2016 tarihleri arasında 2 gün gözaltında, itiraz üzerine 23.07.2016 - 06.03.2017 tarihleri arasında 226 gün olmak üzere toplam 228 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı yapılan soruşturma sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2019 tarihli ve 2017/28202 Soruşturma, 2019/64899 Karar nolu kararı ile davacı hakkında atılı suçtan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 05.08.2019 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, itiraz edilmemesi üzerine kesinleştiği, kesinleşme tarihinden itibaren gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının kamu görevlisi iken 16.07.2016 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı, 24.08.2016 tarihinde meslekten çıkarıldığı, meslekten çıkarılma kararının 29.11.2016 tarihinde kesinleştiği, en son ağustos ve ekim 2016 maaşını aldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Kamu görevinden 16.07.2016 tarihinde uzaklaştırılıp, 24.08.2016 tarihinde tutuklu iken meslekten çıkarılan, meslekten çıkarma kararı 29.11.2016 tarihinde kesinleşen davacının, temyiz incelemesi sırasında görevine iade edildiğinin anlaşıldığı, bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluşmadığı halde davacı lehine maddi tazminata hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasında davacı hakkında cep telefonuna konulması, el konulan eşyaların zamanında iade edilmemesi nedenine dayalı olarak da davacının tazminat talebinde bulunulduğu anlaşılmakla; el koyma işlemleri esnasında davacıya ait telefon ve dijital materyallerden imaj alınması suretiyle işlem yapılabilecekken el konulmasının CMK'nın 141/1-j maddesindeki ''Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen'' kapsamında değerlendirilebileceği, her ne kadar 668 sayılı KHK'nın 3-j bendi uyarınca el koyma işlemine ilişkin ayrıksı düzenleme yapılmışsa da, bahse konu yargılamada suç tarihinin 15.07.2016 ve öncesi olarak belirtilmesi nedeniyle anılan KHK'nın yürürlükte bulunmadığı döneme ilişkin de olabileceği anlaşılmakla, tazminata konu dava dosyasının incelenerek davacının talebinin 5271 sayılı Kanun'un CMK 141/1-j bendi kapsamında kalıp kalmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmadan, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, 2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Silahlı terör örgütüne üye olma soruşturmasında toplam 228 gün gözaltı ve tutuklulukta kalan, hakkında 18.07.2019'da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen ve tutukluyken meslekten çıkarılıp sonradan görevine iade edilen kamu görevlisi davacı, 100.000 TL maddi ve 1.000.000 TL manevi tazminat istemiştir. İlk derece kısmen kabul etmiş, BAM maddi tazminatı indirip manevi tazminatı hafifçe artırarak istinafları reddetmiş; Yargıtay 12. Ceza Dairesi davacı lehine bozmuştur.
Hukuki İlke: Kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanan soruşturmalar da koruma tedbiri tazminatına dayanak olabilir; cep telefonuna imaj alınması yerine el konulması ve eşyanın zamanında iade edilmemesi iddiası, suç tarihinin 15.07.2016 öncesine uzanması nedeniyle 668 sayılı KHK'nın ayrıksı el koyma rejimi dışında kalabileceğinden, CMK m. 141/1-j koşulları incelenmeden hüküm kurulamaz. Görevine iade edilen kamu görevlisinin maddi kaybı bulunmadığından maddi tazminat koşulu oluşmaz, ancak bu hata yalnızca davacı temyizi varsa bozma nedeni yapılamaz.
Uygulama Sonucu: Dijital materyal el koymasının m. 141/1-j kapsamında değerlendirilmemesi ve 228 günlük özgürlük kaybına karşın ölçütlere uymayan eksik manevi tazminat belirlenmesi nedenleriyle BAM kararı Tebliğname'ye aykırı olarak oybirliğiyle bozulmuş; görev iadesine rağmen maddi tazminata hükmedilmesi ise temyiz edenin sıfatı gereği bozma dışı bırakılmıştır.
Dava Strateji Notu: Beraat şart değildir; kesinleşmiş kovuşturmaya yer olmadığı kararı da tazminat davasının kapısını açar ve süre bu kararın tebliğinden itibaren işler. Görevine iade edilen kamu görevlilerinde maaş kaybına dayalı maddi tazminat riskli olduğundan, talep dijital materyallerin iade edilmemesi ve el koyma zararları üzerine kurulmalı; lehe hükmedilmiş kalemler varsa aleyhe bozma yasağının sağladığı koruma da hesaba katılmalıdır.