KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2024/1031 E., 2025/1602 K.
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/431 E., 2023/763 K
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Karar
- Davanın kısmen kabulü
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Detayı
560 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, Yerel Mahkeme tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı HMK'nın 21.07.2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile değişik 427. ve ek 4. maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün davalı açısından kesin olduğu belirlenmiştir.
HMUK'un 427. ve CMUK'un 317. maddeleri gereği davacı vekilinin temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece; davacı vekilinin haksız tutuklama ve makul sürede yargılanma nedeniyle 200.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminata yakalama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz başvurusu üzerine kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten reddi ve davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, ilişkindir. Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Yerel mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul
11. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.05.2012 tarih, 2001/213 Esas – 2012/96 sayılı kararının incelenmesinde; davacı hakkında üzerine atılı silahlı terör örgütüne yardım ve yataklık etme suçundan, 765 sayılı TCK'nın 102/3. maddesinde belirlenen zamanaşımının, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hüküm tarihi arasında gerçekleştiğinden bahisle kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay
9. Ceza Dairesinin 29.04.2014 tarih, 2013/12645 Esas – 2014/5484 Karar sayılı ilamı ile onanmak suretiyle kesinleştiği, davanın gözaltına alınma ve tutuklanma tarihi itibariyle 466 sayılı Kanun'a tabi olduğu, makul sürede yargılanma açısından 5271 sayılı Kanun'a tabi olduğu, davanın 5271 sayılı CMK hükümlerine göre öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
1- Davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde.
Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 12.950,00 TL olduğu, davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 10.000,00 TL olduğu, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı HMK'nın 21.07.2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile değişik 427. ve ek 4. maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 1086 sayılı HMK'nın 432. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2- Davacı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde.