Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/3449 E. , 2026/3806 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/555 E., 2023/602 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/3449 E. , 2026/3806 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/555 E., 2023/602 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık hakkında "2011 takvim yılında sahte belge düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme" suçlarından açılan kamu davasında; Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 26.02.2013 tarihli ve 2011/722 Esas, 2013/245 Karar sayılı kararıyla sanığın defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62... . maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine, sanık hakkında ayrıca 20 10... yıllarında sahte fatura düzenlediğinden bahisle vergi suçu mütalaası verildiğinden sanık hakkında gereğinin takdir ve ifası için Cumhuriyet savcılığına yazı yazılmasına karar verilmiş, Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11.12.2013 tarih ve 2013/537 Esas sayılı ihbar müzekkeresi ile sanık hakkında 20 10... yıllarına ait sahte belge düzenleme suçundan açılan kamu davasının, mahkemece karar verilmesi için reddine karar verilerek ihbarda bulunulması üzerine 2013/614 Esas sırasına kaydedilen dosyada, 10.03.2015 tarih, 2013/614 Esas, 2015/134 Karar sayılı ilamı ile 2011 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanun'un 359/b-1, 5237 sayılı Kanun'un 62... . maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, sanık ve katılan vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 06.02.2019 tarih, 2018/5287 Esas, 2019/1127 Karar sayılı ilamı ile "Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca 10/10/20 11... /23005 Esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve defter ve belge ibraz etmeme suçlarından dava açıldığı ancak bu eylemler yönünden karar verilmediği anlaşılmakla zamanaşımı süresince bu suçlar yönünden hüküm kurulması mümkün görülmüştür. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.11.2018 tarihli, 2018/427 Esas ve 2018/517 Karar sayılı kararına göre, sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarının oluşması için suça konu faturaların, 213 sayılı VUK'nin 230. maddesinde yer alan unsurları taşımasına gerek olmadığından tebliğnamedeki fatura aslı aranmasına yönelik bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekili ve sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1)Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura düzenlemek eyleminin zincirleme suç oluşturduğu ve sanık hakkında TCK'nin 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2)5237 sayılı TCK'nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," gerekçeleri ile bozma kararı verilmiş, bozma üzerine 2019/198 Esas sırasında kaydedilen dosyada 18.07.2019 tarihinde sanık hakkında 20 10... takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçlarından ayrı ayrı 213 sayılı Kanun'un 359/b-1, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62... . maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, sanığın temyizi üzerine Yargıtay 11.Ceza Dairesi'nin 26.01.20 21... /2679 Esas, 2021/659 Karar sayılı ilamı ile, "Bozmaya uyularak yapılan yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı, incelenen dosyaya göre kurulan hükümlerde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükümlerin onanmasına," karar verilmiş, 15.04.2022 tarihli ek karar ile "Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı 15/04/2022 tarihli 2021/2-7477 -7478 ilam sayılı talepleri ile Resmi Gazete'de 15/04/2022 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun'un 4,5. ve 6. maddesi ile 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde belirtilen suçlara ilişkin olarak "eklenen fıkralar ile hükümlü lehine olarak CEZAYI AZALTAN ETKİN PİŞMANLIK hükümleri ve birden fazla takvim yılı içinde işlenen suçlarda da TCK'nın 43. maddesine göre ZİNCİRLEME SUÇ hükümleri uygulanır." şeklinde yapılan değişiklikler ile aynı Kanun'un 6. maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen GEÇİCİ MADDE 34 ile lehe yapılan değişikliklerin kesinleşen ilamların infaz aşamasında UYARLAMASININ nasıl yapılacağının düzenlendiği, bu düzenlemelerin TCK'nın 7/2 maddesine göre hükümlü lehine olduğu anlaşıldığından" infazın durdurulmasına karar verilmiş, Antalya 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/542 Esas sayılı dosyasınında sanık hakkında aynı mükellefiyeti nedeniyle 20 10... yılında sahte belge düzenleme suçundan kamu davasının derdest olduğu ve dosya ile birleştirilmesi gerektiğinden dosyanın yeni esasla ele alınması gerektiği kabulü ile dosyanın 2022/555 Esas sırasına kaydedildiği, Antalya 25.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/542 Esas sayılı dosyasının Antalya 37. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/10 Esas sırasına aktarımından sonra 21.09.2022 tarihinde işbu dosya ile birleştirilmesi karar verilmiş ve devamında incelemeye esas ilk derece mahkemesi dosyasında sanık hakkında 20 10... takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçundan sanığın mahkumiyetine, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi gereğince reddine, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 18.09.2007 tarihli ve 2007/8-125 Esas, 2007/186 Karar sayılı kararında; "...duruşma açılarak yapılsa da, uyarlama yargılamasının sonraki yasanın lehe hükümlerinin saptanması ve uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile sınırlı ve kendine özgü bir yargılama olduğu, lehe yasanın tespiti amacıyla yapılan yargılamada, önceki kararın dışına çıkılmadan, kesinleşen karardaki suça uygulanması olanağı bulunan hükümlerinin tamamının uygulanarak, bulunacak cezaların karşılaştırılıp lehe yasanın tespiti ile yetinilmesinin gerekeceği, her iki yargılamanın koşulları ve sonuçları birbirinden farklı bulunduğundan, haklarındaki hüküm kesinleşenlerle, yargılamaları devam edenlerin birlikte yargılanmasının yasal olarak mümkün olmadığı..." hususu dikkate alındığında, yargılama koşulları ve sonuçları itibarıyla farklılık arz eden infaz aşamasındaki dosyalar ile yargılaması devam eden dosyaların birleştirilmesinin mümkün olmadığının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.