Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/8609 E. , 2026/3658 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/905 E., 2025/174 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kan
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/8609 E. , 2026/3658 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/905 E., 2025/174 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2025 tarihli ve 2024/905 Esas, 2025/175 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/2-3, 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın istinaf edilmeksizin 18.03.2025 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 04.12.2025 tarihli ve 94660652-105-16-17979-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.12.2025 tarihli ve KYB-2025/144309 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.12.2025 tarihli ve KYB-2025/144309 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, evvelce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50/3. maddesindeki 'Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir' hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı CMK'nın 309.maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 5237 sayılı TCK'nın "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan üçüncü fıkrası; (3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş sanığın otuz gün ve daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olup, sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde suç tarihinden önce kesinleşmiş hapis cezası mahkûmiyeti bulunmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında hükmedilen 25 gün hapis cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesinde isabet görülmemiş, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309.maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2025 tarihli ve 2024/905 Esas, 2025/175 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309/3. madde ve fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı CMK'nın 309.maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; Hükmün (4) numaralı bölümünün “4-5237 sayılı TCK'nın 50/3. madde ve fıkrasındaki amir hükme göre, takdiren aynı Kanun'un 50.maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52.maddesinin ikinci fıkrasına göre günlüğü 20,00 TL'den paraya çevrilerek sanığın neticeten 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibareleri ile değiştirilip, bozmanın sonucuna göre talepte yer almamakla birlikte hükmün 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin (6) numaralı bölümünün hükümden çıkarılmasına ve diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın buna göre yapılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 25 gün hapis cezası verilmiş, karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığı, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş sanık hakkında kısa süreli hapsin seçenek yaptırıma çevrilmesi gerektiği gerekçesiyle kanun yararına bozma yoluna başvurmuştur. Sanığın adli sicilinde suç tarihinden önce kesinleşmiş hapis mahkumiyeti bulunmadığı tespit edilmiştir.
Hukuki İlke: TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş sanığın otuz gün ve daha az süreli hapis cezasının, aynı maddenin birinci fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunludur; bu çevirme mahkemenin takdirine bırakılmamış, kanunen emredilmiştir.
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi KABUL edilmiş, hüküm KANUN YARARINA BOZULMUŞ (CMK 309/3) ve 25 gün hapis, adli para cezasına çevrilerek doğrudan hükmedilmiştir (CMK 309/4-d, TCK 50/1-a, 52/2).
Dava Strateji Notu: Adli sicilinde kesinleşmiş hapis mahkumiyeti bulunmayan sanığa verilen otuz gün ve altındaki hapis cezasının adli para veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunludur; bu husus ilk derecede ileri sürülmese ve karar kesinleşse dahi kanun yararına bozma yoluyla giderilebilir. Savunma, müvekkilin sicil kaydını erkenden temin ederek bu zorunluluğu talep etmelidir.