İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/8611 Karar: 2026/3659 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/8611 K.2026/3659

12. Ceza Dairesi 2025/8611 E. , 2026/3659 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/908 E., 2024/1042 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KARAR : Mahkûmiyet BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bo

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/8611 E. , 2026/3659 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/908 E., 2024/1042 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KARAR : Mahkûmiyet BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bo

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/8611 E. , 2026/3659 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/908 E., 2024/1042 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KARAR : Mahkûmiyet BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.11.2024 tarihli ve 2024/908 Esas, 2024/1042 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3. maddesi delaletiyle 179/2, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri ve 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddesi uyarınca 2 ay 14 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararını itiraz edilmeksizin 07.01.2025 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 04.12.2025 tarihli ve 94660652-105-35-9185-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2025 tarihli ve KYB-2025/145708 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2025 tarihli ve KYB-2025/145708 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığa yüklenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 12 yıl olacağı, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 20.04.2015 tarihinden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 15.11.2024 tarihine kadar geçen süreden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 14.05.2015 tarihi ile denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 09.07.2015 tarihi arasında geçen durma süresi mahsup edildiğinde, geriye kalan 9 yıl 5 ay 1 günlük süre boyunca zamanaşımı süresi işlemek suretiyle 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde, Kabule göre de; Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 24/01/2024 tarihli ve 2023/4894 esas, 2024/363 karar sayılı ilâmı ile de belirtildiği üzere; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231.maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, anılan Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, yasal zorunluluk hali de bulunmadığı halde denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, bu hususa riayet edilmeyerek önceki hükümde değişiklik yapmak suretiyle açıklanması geri bırakılan hükümle birlikte ayrıca 5271 sayılı Kanun'un 251 /3. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulayarak hükümlü hakkında verilen cezada 1/4 oranında indirim yapılarak neticen adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmesinde, İsabet görülmemiştir. Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı CMK'nın 309.maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı TCK'nın 179/3. maddesi yollamasıyla 179/2. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK'nın 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Aynı Kanun'un 67. maddesinin üçüncü fıkrasında, dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde sürenin yeniden işlemesi gerektiğinin belirtildiği, sanığın İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/41 Esas sırasında kayden yapılan yargılaması sırasında 20.04.2015 tarihinde alınan savunması ile zamanaşımının kesildiği, ardından sanık hakkında Mahkemece, aynı tarihte anılan suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği, kararın 14.05.2015 tarihinde kesinleşmesi ile dava zamanaşımının durduğu, duran zamanaşımı süresinin ihbara konu ikinci suçun işlenme tarihi olan 09.07.2015 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, sanığın savunmasının alındığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başka sebep bulunmadığı, bu haliyle zamanaşımının durduğu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 14.05.2015 tarihi ile ihbara konu ikinci suçun işlendiği 09.07.2015 tarihi arasındaki 1 ay 25 günlük süre ile kanundan kaynaklı 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, sanığın savunmasının alındığı 20.04.2015 tarihine eklenmesiyle elde edilen 15.06.2023 tarihi itibariyle dosyada, 5237 sayılı TCK'nın 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşıldığı gözetildiğinde, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e madde, fıkra ve bendi ile 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin sekizinci fıkrası gereğince sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.11.2024 tarihli ve 2024/908 Esas, 2024/1042 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e madde, fıkra ve bendi ile 5271 sayılı CMK'nın 223/8. madde ve fıkrası gereği DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen hükmün açıklanması geri bırakılmış, denetim süresi içinde işlenen suç nedeniyle hüküm yeniden ele alınmıştır. Bu aşamada mahkeme, önceki hükmü aynen açıklamak yerine basit yargılama usulü uygulayıp cezada 1/4 indirim yaparak adli para cezasına hükmetmiştir. Ayrıca sanığın savunmasının alınmasından sonra sekiz yıllık olağan dava zamanaşımı dolmuştur.

Hukuki İlke: Açıklanması geri bırakılan hüküm, denetim süresinde işlenen suç nedeniyle yeniden ele alındığında CMK 231/11 uyarınca kural olarak önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanır; yalnızca cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin sınırlı müdahaleler mümkündür. Bunun ötesinde önceki temel cezaya dokunulamaz. Somut olayda ayrıca TCK 179/2 kapsamındaki suç için TCK 66/1-e uyarınca sekiz yıllık zamanaşımının dolması nedeniyle CMK 223/8 gereği düşme gerekir.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi KABUL edilmiş, hüküm KANUN YARARINA BOZULMUŞ (CMK 309/3) ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle kamu davasının DÜŞMESİNE karar verilmiştir (CMK 223/8, 309/4-d).

Dava Strateji Notu: HAGB'nin açıklanmasında mahkemenin önceki hükmü aynen açıklamakla yükümlü olduğu, basit yargılama gibi yeni indirim mekanizmalarıyla hükmü değiştiremeyeceği hatırlanmalıdır; ayrıca HAGB döneminde zamanaşımının durması ve yeniden işlemesi kronolojisi dikkatle hesaplanarak düşme def'i öne çıkarılmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla