Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/908 E. , 2025/6663 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/347 E., 2016/377 K. SUÇLAR : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanık ... müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapıla
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/908 E. , 2025/6663 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/347 E., 2016/377 K. SUÇLAR : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanık ... müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4, 53/6 maddeleri uyarınca 21.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına; sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren 08.12.2020 tarihli asıl Tebliğname ve 07.03.2025 tarihli ek Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafinin temyiz isteği; dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu raporunda maktul ile müvekkil sanığın eşit kusurda olmasına rağmen bu raporun dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, eksik inceleme ve araştırmayla hüküm kurulduğunu, Yargıtay'ın örnek kararlarının dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin asli kusurlu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, maktulün Karayolları Trafik Kanunu ilgili hükümlerine aykırı şekilde hareket ettiğini, hükmün bozulması gerektiğini, belirtmiştir. Katılanlar vekilinin temyiz isteği; Sanık ...'un olay nedeniyle kusurlu olmasına rağmen beraatine karar verilmemesi gerektiğini, sanık ... hakkında eksik cezaya hükmedildiğini, maktul ...'ın kusurunun bulunmadığı halde tali kusur verilmesinin hatalı olduğunu, kararın bozulması gerektiğini, belirtmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü gündüz vakti, havanın açık olduğu meskun mahalde, yol genişliğinin 12 metre olup yolun 3 şerit ve iki yönlü olduğu, 30 km hız tahdit levhasının bulunduğu, yolun ıslak olduğu, asfalt kaplama caddede maktul ...'in kullandığı plakalı araç ile seyir halinde iken önünde seyreden sanık ...'nın sevk ve idaresinde bulunan kamyoneti sollamak istediği, bu esnada sanık ...'nın sol tarafta bulunan sokağa dönüş yapmak amacıyla aracın direksiyonunu sola kırdığı ve maktul ...'in aracının ön sol kısmına çarptığı, maktul ...'in aracının direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve yolun sol tarafında yol kenarında bulunan çalışma alanına girdiği ve bu çalışma alanında bulunan diğer sanık ...'a ait iş makinasına çarptığı ve bu çarpma sonucunda ...'in olay yerinde ölümüyle sonuçlanan olayda, mahkemece soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu, yargılama aşamasında keşifte hazır edilen bilirkişi İrfan Kaya ve daha sonra 31.03.2016 tarihli İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi öğretim üyelerinden oluşturulan üç kişilik heyet tarafından düzenlenen bilirkişi raporları, esas alınarak, asli kusurlu şekilde olaya sebebiyet verdiği kabul edilen sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet, dosyada bulunan dört ayrı bilirkişi raporunda kusuru bulunmadığı kabul edilen sanık ... hakkında beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A) Sanık ... yönünden yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yüklenen suç açısından failin taksirinin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek yerel mahkemenin kabul ve takdirinin hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B)Sanık ... yönünden yapılan incelemede Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin tüm, katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanığın geçmenin orta ayırıcıda bulunan düz devamlı iki çizgiyle yasaklanmasına rağmen karşıya geçmek suretiyle eylemini bilinçli taksir ile gerçekleştirdiği ve cezasında 5237 Sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde karar verildi.