KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/59 E., 2025/6359 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/3028 E., 2024/2291 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bursa 2. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/493 E., 2022/590 K.
Karar Metni
527 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası talebi, çocuklar için hükmedilen tedbir ve iştirak nafakasının miktarı, nafakalara artışa hükmedilmemesi yönünden; duruşma istemli olarak; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden temyiz eden davacı-davalı ... vekili Avukat ... ile karşı taraf temyiz eden davalı-davacı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Mahkemece davacı davalı kadının %99' hissesi eşine ait olan şirkette, %1 hisse sahibi olması, bu şirketten gelir elde etmesi bu kapsamda yoksulluğa düşmeyeceği gerekçesiyle kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiş ise de; davacı davalı kadın vekili tarafından müvekkilinin iş akdinin istinaf aşamasında sonlandırıldığı iddia edilmiştir.
Bu kapsamda kadının aktif çalışmasının bulunup bulunmadığı, bu çalışma nedeniyle kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde gelirinin bulunup bulunmadığı, mezkur şirketteki ortaklığının devam edip etmediği, ediyor ise şirket tarafından davacı davalı kadına ödeme yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, kadının yoksulluk nafakası talebinin değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-davalı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/59, K. 2025/6359, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama