KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/8760 E., 2006/9475 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
656 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar ... Köyü, Pijli Yaylasında farklı mevkiilerde bulunan murislerinden kalma taşınmazların 07.01.2003 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu sırasında orman sınırı içinde bırakıldığı iddiasıyla işlemin iptalini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, Kaşlı Mevkii, ..., ... Mevkii, ... Mevkiindeki taşınmazlar hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, ... Mevkiindeki taşınmazın (B) ile gösterilen mavi taralı bölüme ilişkin davanın sabit olmadığından reddine, Tozluyurt Mevkiinde 362 AA ile gösterilen (pembe renkli 6402 m2) yer ile ... Mevkii AA işaretli (turuncu renkli 8443 m2) yere ilişkin tahdidin iptaline karar verilmiş, hüküm aleyhe olan bölüm için ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Yörede dava tarihinden sonra 15.12.2004 tarihinde ilan edilen arazi kadastro çalışması vardır.
Mahkemece resmi belgelerin uygulanmasına dayalı olarak yapılan araştırma inceleme sonucu çekişmeli taşınmazlardan ... bilirkişi ... ... tarafından hazırlanan raporda pembe ve turuncu renkle işaretlenen 362 AA bölümlerinin orman sayılmayan yerlerden oldukları ve davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek davanın kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; temyize konu orman kadastrosuna itiraz davası devam ederken, yörede yapılan arazi kadastrosunda çekişmeli taşınmazında içinde bulunduğu geniş orman alanına 102 ada 362 parsel numarası verilmiş ve orman kadastrosunun kesinleştiği düşünülerek bu parsel ve komşu 334 ve 335 sayılı parseller hakkında tutanağı düzenlenmeksizin 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince tapu kütüğüne olduğu gibi aktarılmasına karar verilerek tesbitleri orman niteliğiyle kesinleştirilmiş ve davacıların dayandığı 1936 tahrir 102-106 nolu vergi kayıtlarının arazi kadastrosu sırasında uygulanamadığı açıklanmıştır.
Ziraat uzmanı bilirkişi taşınmazın fasülye, buğday tarımında kullanılan ... arazisi niteliğinde bir yer olduğunu açıklamışsa da 13.12.2003 günlü keşif sonunda biri orman endüstri mühendisi olan uzman bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 23.12.2003 günlü raporda taşınmazın (A) bölümünün eğiminin % 5-20, 04.07.2005 günlü keşif sonunda hazırlanan uzman bilirkişi heyeti raporunda ise % 20-22 olduğu bildirilerek ... muhafaza karakteri taşımadığı açıklanmıştır.
Mahkemece raporlar arasındaki eğime yönelik çelişki giderilmediği gibi, çevrede meşelik alanların bulunduğu, dosyada yeralan fotoğraflarında dahi bunun fark edildiği, eğimin % 12'yi aştığı yerlerin ... muhafaza karakteri taşıyacağı ve bu gibi yerlerin 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesinin karşı anlamına göre orman sayılacağı konuları üzerinde durulmamıştır.
Dairenin 16.02.2006 tarihli geri çevirme kararından sonra dosyaya getirtilen uzman bilirkişi raporuna ekli memleket haritası incelendiğinde mahkemece orman olduğu gerekçesiyle davası reddedilen (B) bölümü ile davası kabul edilen (A) bölümü arasında ve yine (A) bölümüne komşu, orman olarak kesinleşen 334-335 parseller arasında eğimi gösteren münhani çizgiler bakımından hiç bir fark bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda, arazi kadastrosu tesbit tarihinden önce taşınmaz hakkında açılan orman kadastrosuna itiraz davası bulunduğundan 102 ada 362 sayılı parselin davaya konu bölümü yönünden orman kadastrosunun kesinleşmediği gözönünde bulundurularak mahkemece yeniden yapılacak keşifte önceki keşiflerde görev almayan 3 uzman ormana bilirkişi ve 1 ... elamanı aracılığıyla halihazır münhanili haritalardan da varsa Belediye Başkanlıklarında mevcut 1/1000 ölçekli haritalardan yararlanarak eğim ölçer aletlerle temyize konu (A) işaretli pembe ve turuncu renkli 6402 m2 ve 8443 m2 taşınmaz bölümlerinin eğimi bilimsel yöntemlerle duraksamaya yer bırakmayacak
şekilde hesaplanmalı, kadastro mahkemesinin 2005/7 sayılı dosyasında davaya konu edilen komşu 103 ada 140 sayılı parsele ve kuzeyde ...
Özçerçioğlu tarafından kadastro mahkemesinin 2003/5 sayılı dosyada davaya konu edilen taşınmaza ait dava dosyası da bulunduğu yerden getirtilerek birlikte incelenmeli, kesinleşmişlerse tapu kayıtları dosyaya konulmalı, eğimi % 12'yi aşan fundalık ve makilik yerlerin teknik ve bilimsel olarak orman ve ... muhafaza karakteri taşıyacağı ve dolayısıyla yerlerin orman sayılacağı kabul edilmeli, taşınmazın bulunduğu yer ...
Yaylası olarak adlandırıldığından 3402 Sayılı Yasanın 16/B maddesi gereğince tahsisli yada kadimden beri mera ve yaylak yeri olup olmadığı araştırılmalı ve bu konuda komşu köylerden yaşlı bilirkişiler dinlenilmeli, taşınmaz mera yaylak yada orman değilse bu kez davacılar yönünden zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araşıtırılmalı, bundan sonra elde edilecek delillere göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/8760, K. 2006/9475, 27 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama