KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/9266 E., 2025/4435 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/401 D.İş., 2023/402 K.
Karar Metni
1.212 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.09.2020 tarihinde davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı motosikletin arka kısmına tel ile ön tarafından bağlı olan davacının yolcu konumundaki motosikletin birbiriyle bağlı şekilde seyri esnasında meydana gelen trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralanarak %25 oranında malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalıya yapılan başvuruya karşın ödeme yapılmadığını belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 30.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 26.04.2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 410.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun şekilde yapılmayan başvurunun usulden reddi gerektiğini, 12.04.2022 tarihli rapora karşı itiraz prosedürünün başlatıldığını, kaza tarihine göre henüz iyileşme süresi tamamlanmadan rapor alındığını, 18 aylık stabilizasyon süresinin beklenmesi gerektiğini, oranın fahiş belirlendiğini, kusur oranının tespiti gerektiğini, kask ve koruyucu ekipmanın takılı olup olmadığı araştırılarak müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, uzlaşma olup olmadığının ve SGK'dan gelir sağlanıp sağlanmadığının tespiti gerektiğini, yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 12.04.2022 tarihli raporda davacının kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik uyarınca %25 oranında malul olduğunun belirtildiği, raporun denetime elverişli olup hükme esas alındığı, alınan kusur raporunda kazaya karışan her iki sürücünün de %50'şer oranda kusurlu bulunduğu, tam vekalet ücretine hükmedildiği belirtilerek başvurunun kabulü ile 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 02.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigorta şirketine gerekli belgelerle başvuru yapıldığı, maluliyet raporunun başvuranın yaşı da dikkate alınarak ÇÖZGER de değerlendirilerek Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, rapor düzenlenirken tedaviye ilişkin evrakların ve muayene bulgularının göz önünde bulundurulduğu,
başvuru dilekçesinde %25 sürekli iş göremezlik oranına göre tazminat talep edilmesine rağmen hükme esas alınan hesap raporunda talep aşılarak %30 orana göre hesaplama yapılmış ise de raporda tespit edilen toplam tazminat tutarının 858.197,36 TL olduğu dikkate alındığında %25 orana göre hesaplama yapılsa dahi tazminat miktarının poliçe teminat limitinin üzerinde kalacağı ve yine poliçe teminat limiti olan 410.000,00 TL'nin üzerinde karar verilmeyeceği, bu haliyle rapordaki hesap hatasının sonuca etkisi bulunmadığı,
dosya kapsamında alınan kusur raporunun kazanın oluş şekli ve kazaya karışan araçların kusur durumlarının dosya kapsamıyla uyumlu ve gerekçeli olduğu, davacının kask durumunun belirsiz olarak işaretlendiği, davalı tarafından kask kullanılmaması nedeniyle zararın arttığına ilişkin delil sunulmadığı, bu nedenle kusur oranlarına ve müterafik kusura yönelik itirazların yerinde görülmediği, uzlaşma konusunda dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, hesap yönteminde hata bulunmadığı,
ancak başvuran lehine hükmedilen tam vekalet ücreti hatalı olup tarifeye göre hesaplanacak vekalet ücretinin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin vekalet ücreti yönünden yapmış olduğu itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine, davalı vekilinin diğer itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun şekilde yapılmayan başvurunun usulden reddi gerektiğini, sağlık raporunun yönetmeliğe uygun alınmadığını ve başvuranın kaza ile illiyet bağı olan maluliyet oranının yüksek tespit edildiğini, oranın yüksek olduğunu, alınan medikal raporda oranın %8 olarak belirlendiğini, bu nedenle davacı yanın sunduğu rapor ile alınan medikal rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, hesap raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, 1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, kusura ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi veya İTÜ'den rapor alınması gerektiğini, davacının baş bölgesinden yaralandığını ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 27.09.2020 tarihinde davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda; davacı tarafından başvuruya sunulan ve bir ortopedi ve travmatoloji, bir romatoloji ve beş adli tıp uzmanınca düzenlenen Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 12.04.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda;
kaza tarihinde geçerli yönetmelik uyarınca davacının trafik kazası sonucu sol temporalde ödem, SAK, bilateral gözde hematom, sol frontal kemik, sol orbita inferior ve sol maksiller sinüs lateral duvarda fraktürler, sol frontalde ve som temporalde epidural hematom, bilateral akciğer kontüzyonu, sağ femir boyun kırığı arızaları ile ilgili olarak epilepsi (nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olanlar) yönünden %5, kalça eklem hareket kısıtlılığı yönünden %10, alt ekstremite uzunluk farklılığı yönünden %3 olmak üzere balthazardla toplam sekel %13, hipertrofik skar ve keloid yönünden %5,
yüzde ileri derecede şekil bozukluğu yönünden %5 olmak üzere balthazard formülü uyarınca toplam %25 oranında sürekli iş göremezlik oranı belirlenmiş. İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır.
Başvuruda sunulan raporda oran verilen epilepsi açısından nöroloji uzmanı, skar yönünden ise plastik cerrahi uzmanı tarafından rapor düzenlenmesi gereklidir. Hükme esas alınan sağlık kurulu raporunu düzenleyen heyette ise skar durumunu değerlendirecek plastik cerrahi uzmanı ile epilepsi durumunu değerlendirecek nöroloji uzmanı bulunmadığı gibi, davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama hususunda tereddüt hasıl olmuştur. Öte yandan kazadan sonra oluştuğu belirtilen nöbet geçirme riski nedeniyle verilen maluliyetle ilgili olarak tedavi görüp görmediği, görmüş ise rahatsızlığın ömür boyu sürüp sürmeyeceği konusunda bilgi bulunmamaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen "nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski" olarak nitelendirilen epilepsi rahatsızlığı nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı,
ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği, ayrıca davacıda oluştuğu ileri sürülen yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına yer verilen,
davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı ve özellikle epilepsi tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanı, nöroloji uzmanının da bulunduğu davacının ikametine en yakın yetkili sağlık kurulundan (dosyada mevcut raporu düzenleyen kurum dışında) gerekçeli,
denetime elverişli rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9266, K. 2025/4435, 17 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama