KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/9616 E., 2025/4709 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/506 D.İş, 2023/517 K.
Karar Metni
659 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.09.2014 tarihinde plakası tespit edilemeyen aracın davacı yayaya çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek belirsiz alacak olarak 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 23.05.2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini 238.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, maluliyet raporunun uygun olmadığını, kusur durumu için rapor alınması gerektiğini, PMF Yaşam Tablosu'nun esas alınması gerektiğini, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile 238.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 11.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sigorta şirketinden alınarak başvuran tarafa verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın kısmen kabulü ile itiraza konu kararın vekâlet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, maluliyet raporunun uygun olmadığını, kusur durumu için rapor alınması gerektiğini, PMF Yaşam Tablosu'nun esas alınması gerektiğini, aksi kanaat halinde TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılacak ise güncel mevzuata göre % 1,65 teknik faiz dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, temmerütün gerçekleşmediğini bu nedenle faize hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; plakası tespit edilemeyen aracın, davacı yayaya çarpıp davacının yaralanması sonucu uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda, hükme esas alınan Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 21.10.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı %7,2 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır. Ancak davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama hususunda tereddüt hasıl olmuştur.
Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında
davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9616, K. 2025/4709, 20 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama