KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/9619 E., 2025/4699 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/517 D.İş, 2023/530 K.
Karar Metni
944 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.07.2021 tarihinde davalı ... şirketine trafik sigorta poliçesi ile sigortalı aracın davacı bisiklet sürücüsüne çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek belirsiz alacak olarak 107.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının ve 270,00 TL rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun uygun olmadığını, davacı lehine 1/5 oranında vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 3,5 yaşında olduğu, alınan raporda davacıya post travmatik bozukluk ve skara dayalı maluliyet oranı verilmiş olup maluliyetinin ne zamana kadar süreceği, ne kadar süreyle tedavi uygulandığı gibi hususlara değinilmediği, sunulu maluliyet raporunun uygun olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; raporun usulüne uygun düzenlenmemiş olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sundukları Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine düzenlenmiş raporun geçerli ve usulüne uygun olduğunu, hükme esas alınabileceğini, raporun geçerli kabul edilmemesi ihtimalinde ise bu eksikliğin tamamlanabilir olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı bisiklet sürücüsüne çarpıp davacının yaralanması sonucu uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve adli rapor gideri talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.
Dosya incelemesinde; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak davacı tarafından ibraz edilen 15.08.2022 tarihli Dokuz Eylül Üniversitesi Uygulama Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, maluliyetin büyük kısmının zihinsel, ruhsal, davranışsal bozukluklara dayalı arızalara dayandığı, balthazard formülü ile toplam %19 sürekli iş göremezlik oranı tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davacının kaza tarihinde henüz üç buçuk yaşında olduğu,
adli tıp raporunda tespit edilen maluliyetin %15'lik kısmının ruhsal, zihinsel arazlara, kalanı da skar izine dayandırıldığı, sigorta şirketince sunulan medikal raporda da travma sonrası stres bozukluğu ile ilgili olarak takip, tetkik ve muayene kayıtlarının eksik olduğunun belirtildiği, başvuran tarafça sunulan maluliyet raporunda da travma sonrası stres bozukluğu sonucuna ne şekilde varıldığı açık olmamakla birlikte babanın birkaç anlatımı ile bu sonuca varıldığının anlaşıldığı, söz konusu rahatsızlığa ilişkin olarak bir çocuk psikiyatri uzmanı tarafından tedavi uygulanıp uygulanmadığı,
bu yönde bir tedavi uygulanmışsa bile söz konusu rahatsızlığa ilişkin ne şekilde ve ne kadar süreyle bir tedavi uygulandığı, tedavi uygulansa bile söz konusu rahatsızlığın henüz üç yaşında olan başvuranın bakiye ömrünün ne kadarında etkili olacağına ilişkin tespitlerin de rapor kapsamında bulunmadığı, üç buçuk yaşındaki bir çocuğun bir trafik kazasının etkilerini zamanla atlatabileceği, psikolog tedavisi ile bu sonucun daha kolay atlatılabilir olduğu da hayatın olağan akışı içerisinde mümkün olduğu,
başvuran tarafça sunulan maluliyet raporunda yukarıda belirtili hususların hiçbirine değinilmeden doğrudan kağıt üzerindeki oranlar üzerinden maluliyet tayini yapıldığı gerekçesiyle dava şartı eksikliği nedeni ile başvurunun usulden reddine karar verildiği, İtiraz Hakem Heyetince de aynı gerekçeye iştirak edilerek davacı itirazının reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli değil ise de; İtiraz Hakem Heyetince, usulüne uygun yeni bir rapor alınması için davacı tarafa süre verilmeden davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Bu durumda, davacının fiziksel bulgularının yanında psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır.
Söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen “travma sonrası stres bozukluğu” olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı,
ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle yukarıda açıklandığı üzere içerisinde psikiyatri uzmanı (yüzdeki yara izi ve şekil bozukluğu yönünden de plastik cerrahi uzmanı) bulunan yetkili sağlık kurulundan gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9619, K. 2025/4699, 20 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama