Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2022/2002 E. , 2024/6592 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/256 E., 2021/404 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2022/2002 E. , 2024/6592 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/256 E., 2021/404 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz isteği, nakil aracı hakkında da müsadere kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2.Sanığın temyiz isteği, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 31 R 3196 plaka sayılı motosikletin güvenlik güçleri tarafından şüphe üzerine durdurulmasına müteakip motosikletin sürücüsünün motosikleti şarampole devirmek suretiyle kaçtığı, devrilen motosiklette bulunan ve yere düşen siyah poşet içerisindeki sigara kartonlarının yere saçıldığı, sigara kartonlarının içerisinde ise toplam 3562 adet cinsel uyarıcı hap bulunduğu anlaşılmış olup, sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Ele geçen gümrük kaçağı haplar hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının dosya arasına alındığı ve hapların gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Sanık savunmasında, ele geçen haplar ile alakalı bilgisinin olmadığını beyan etmiştir. Nakil aracının ... adına kayıtlı olduğu görülmüştür. Malen sorumlu beyanında, sanığı tanımadığını, motosikletin devir işlemleri ile ilgili kardeşine vekâletname verdiğini, olayla ilgisinin olmadığını ifade etmiştir. A. Nakil Aracının İadesi Yönünden Suçta kullanılan nakil vasıtasının iyiniyetli üçüncü kişiye ait oluşu dikkate alınarak 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddelerine göre aracın iadesine ilişkin yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Mahkûmiyet Kararı Yönünden Olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1. Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen suçun üst sınırının iki yılın altında olduğu gözetilerek; Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih, 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı sonrası 17.10.2019 tarihinde kabul edilen 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarih ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin mahkemesince “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2. Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre belirlenen ... cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasının (10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek) uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Nakil Aracının İadesi Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliği ile ONANMASINA, B. Mahkûmiyet Kararı Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.09.2024 tarihinde karar verildi.