KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/5377 E., 2010/3396 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2010
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 168 ada 105 parsel sayılı 20026,99 m² yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir.
Davacı hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, edinme şartlarının gerçekleşmediğini ileri sürerek taşınmazın tamamına, davacılar ...ve arkadaşları kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın belirli bölümüne yönelik olarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Müdahiller ...ve arkadaşları miras yoluyla gelen hakka dayanarak davaya katılmışlardır.
Mahkemece müdahillerin davalarının reddine, davacılar hazine ile ...ve arkadaşlarının davalarının kısmen kabulüne, 168 ada 105 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 13.05.2003 tarihli rapora ekli haritada (B) harfi ile işaretli 15618,25 m² yüzölçümündeki bölümün davacı hazine adına, (A1) harfi ile işaretli 2204,36 m² yüzölçümündeki bölümün paylı olarak davacılar ...ve arkadaşları adına, (A2) harfi ile işaretli 2204,36 m² yüzölçümündeki bölümün ise tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı hazinenin temyiz isteği zilyetleri adına tescile karar verilen 168 ada 105 parsel sayılı taşınmazın (A1) ve (A2) harfleri ile işaretli taşınmaz bölümleri ile ilgili hükme yöneliktir.
Davacılar ...ve arkadaşları ile davalılar ... ve arkadaşları yararına dava konusu taşınmaz üzerinde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği
gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Dava konusu taşınmaza komşu bulunan 102, 103, 104, 107, 54, 56, 71 ve 72 parsel sayılı taşınmazların onaylı tutanak örnekleri varsa dayanağı tapu ve vergi kayıtları getirtilmemiş, yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri komşu parsel tutanakları ile denetlenmemiştir.
O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle dava konusu taşınmaza komşu 102, 103, 104, 107, 54, 56, 71 ve 72 parsel sayılı taşınmazların onaylı tutanak örnekleri varsa dayanağı tapu kayıtları Tapu Sicil Müdürlüğünden, vergi kayıtları Özel İdare Müdürlüğünden, davalı ise dava dosyaları ilgili mahkemesinden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ile denetlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı,
tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/5377, K. 2010/3396, 2 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama