Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2023/2579 E. , 2025/4427 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/771 Esas, 2022/2336 Karar SUÇ : Halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapıl
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2023/2579 E. , 2025/4427 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/771 Esas, 2022/2336 Karar SUÇ : Halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı 1.Muğla 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2021 tarihli ve 2021/118 Esas, 2021/287 Karar sayılı kararı ile sanığın halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216/2 ve 62/1. maddeleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddesi gereğince 3 ay 22 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş; karara, sanık müdafii tarafından itiraz edilmiştir. 2. Akabinde; Muğla 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/374 Esas, 2022/108 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 216/2, 62/1 ve 53. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş; karar sanık müdafii tarafından istinaf edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 14.11.2022 tarihli ve 2022/771 Esas, 2022/2336 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve sanık hakkında "...1-Sanığın üzerine atılı halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama suçunun yasal unsurları oluşmadığından CMK'nun 223/2-a maddesi gereğince beraatine, 2-Sanık kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap edilen 5100TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine, 3-Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,..." şeklindeki gerekçeyle hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanık hakkında unsurları yönünden oluşan suçtan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın "Youtube" isimli sosyal medya hesabından herkese açık şekilde yayınladığı videoda "sağ siyaset milliyetçi ve dinci siyaset" şeklinde belirttiği kesimi aşağıladığı iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre değerlendirme yapılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 216/2. maddesi "Halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklindedir. Atılı suçun oluşabilmesi için failin halkın bir kesimini sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılaması gerekmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.03.2005 tarihli ve 2004/8-201 Esas, 2005/30 Karar sayılı kararında sosyal sınıf “Toplumun yapısındaki yeri ve özelliği ile varlık kazanmış, aynı toplumsal düzeydeki fertlerin birliğinden oluşmuş, çiftçi, esnaf, mülk sahibi, tüccar, memur, işçi, idare olunan vs. gibi" şeklinde tanımlanmıştır. Somut olayda ise; yargılamaya konu edilen sanığın ifadelerinin yöneldiği kesimin sanığın kendi tabiriyle "sağ siyaset milliyetçi ve dinci siyaset" şeklinde ifade edildiği ve bu kesimin madde metninde belirtilen "sosyal sınıf" olmadığı gibi diğer gruplara uymadığı nazara alınarak unsurları yönünden oluşmayan suçtan beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 14.11.2022 tarihli ve 2022/771 Esas, 2022/2336 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Muğla 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE YAZISI Sanık Youtube isimli sosyal medya hesabından herkese açık bir şekilde yayınladığı videoda toplumun sosyal bir kesimi olan milliyetçi ve dinci diye nitelendirdiği dindar insanları cinsel yönden zafiyette oldukları serseri, geri zekalı diyerek alenen aşağıladığı, (… ahlaksızdır…. Edepsizdir’’) diyerek sövdüğü olayla ilgili sayın çoğunluğun milliyetçi ve dindar insanların sosyal sınıf olmadığı ve unsurları oluşmadığı gerekçesine katılmamaktayız, Sosyal sınıf yasayla tanımlanmıştır. Siyasi tarih ve sosyoloji bilimini dikkate alarak sosyal sınıf sadece etnik, köken ya da dini aidiyetler (Hristiyanlık, Musevilik, İslam vs. ) bağlamında ele alamayız. O toplum katmanında bulunan siyasi, dini vs. bağlamdaki oluşumlar yanında, düşünsel farklılıklarda ve bunlara bağlı, kendini yakın hisseden gruplarda sosyal sınıftır. Milliyetçi düşünceye sahip olan ve karşısında olup enternasyonalist düşünceye sahip insanlarda sosyal sınıf oluşturmaktadır. Sanığın aşağılama, hakaret, sövme dolu açıklamaları düşünce ve kanaat açıklama hürriyetini aşmıştır. Eğer bu sözler suç sayılmazsa Türk Ceza Kanunu'nun 216/2. maddesine göre hiçbir söylem ve eylem suç sayılamaz, yargı organlarının kanunları metrukiyete uğratma yetkisi yoktur. Bu sebeple sayın çoğunluğun görüşüne katılmayarak sanığın cezalandırılmasını isteyen Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz talebi doğrultusunda kararın bozularak sanığın Türk Ceza Kanunu'nun 216/2. maddesi gereğince cezalandırılması görüşündeyiz. 02.06.2025