İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/12993 Karar: 2024/8968 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/12993 K.2024/8968

8. Ceza Dairesi 2024/12993 E. , 2024/8968 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/727 E., 2021/2761 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvur

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/12993 E. , 2024/8968 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/727 E., 2021/2761 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvur

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/12993 E. , 2024/8968 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/727 E., 2021/2761 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2019 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanunun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. B. İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2019 tarihli ve 2019/179 Esas, 2019/354 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 hapis cezası ve 16.660,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir. C. Kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29.12.2021 tarih, 2010/727 Esas, 2021/2761 Karar sayılı kararı ile değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında verilen kararın beraat kararı verilerek kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; dava konusu olay, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İzmir C.Başsavcılığının 2017/118499 soruşturma sayılı dosyasında İzmir İli genelinde uyuşturucu madde ticareti yapan kişilere yönelik başlatılan soruşturma kapsamında sanık ...'in de uyuşturucu madde ticareti yaptığının tespit edilmesi üzerine, İzmir 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/5993 Değişik İş sayılı kararı ile sanığın kullandığı anlaşılan iletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi kararı verildiği, bu bağlamda sanığın 17.11.2017 günü saat 23:07 ve 18.11.2018 günü saat 13:15 ile 15:11 sıralarında S.K. isimli şahısla uyuşturucu madde temini konusunda görüşme yaptıkları ve kolluk görevlilerince söz konusu telefon görüşmelerinden S.K. isimli şahısın, sanık ...'ten uyuşturucu madde satın alacağının değerlendirilmesi üzerine, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince sanığın evinin bulunduğu bölgede tertibat alındığı ve fiziki takibe başlandığı, 18.11.2017 günü saat 15:10 sıralarında aracı ile sanığın evinin bulunduğu sokağa gelerek durduğu, söz konusu araçtan inen ve sonradan isminin S.K. olduğu anlaşılan kişinin sanığın evine girdiği ve bir süre sonra dışarı çıkarak, geldiği araca binip hareket etmesi üzerine emniyet görevlilerince aracın takip edildiği ve bir müddet sonra da aracın durdurulduğu, şahsın da araçtan indiği ve üzerinde bulunan bir adet uyuşturucu tableti ve içinde metamfetamin kırıntısı bulunan bir adet plastik kutuyu görevlilere rızası ile teslim ettiği anlaşılmakla; S.K. isimli şahısta ele geçirilen maddelere ilişkin olarak düzenlenen uzmanlık raporunda uyuşturucu içeren hap ve kutuda metamfetamin kalıntıları olduğu, sanık savunmasında; hakkındaki suçlamayı kabul etmediğini, S.K.'nin çocukluk arkadaşı olduğunu, neden aleyhine beyanda bulunduğunu anlamadığını, uyuşturucu madde kullandığını, ancak kimseye satmadığını, S.K. ile yaptığı telefon görüşmelerini uyuşturucu madde alım satımına ilişkin olmadığını savunmuştur. Tanık S.K. soruşturma aşamasındaki ifadesinde özetle; kendisinden ele geçen ekstacy hapı Eşrefpaşa'da oturan ve ismini ... olarak bildiği kişiden 20,00 TL karşılığında aldığını, ayrıca metamfetamin maddesini iki hafta kadar önce yine ... isimli kişiden 1 gramını 250,00 TL vererek satın aldığını bildirmesine karşın, kovuşturma aşamasında sanık ...'in çocukluk arkadaşı olduğunu, karakolda kendisinden ele geçirilen uyuşturucu maddeyi Çimentepe'de Mahir'den aldığını söylemesine rağmen polislerin baskı yapmaları nedeniyle ...'ten aldığını söylediğini, sanık ... ile yaptıkları telefon görüşmelerinin birlikte uyuşturucu madde satın alıp içmek istemelerine ilişkin olduğunu bildirmiştir. Sanığın olay tarihinde S.K. isimli şahısa ekstacy tabir edilen uyuşturucu madde sattığı ve bu şekilde üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği, tanık S.K.'nin soruşturma aşamasındaki beyanı, fiziki takip tutanağı, uzmanlık raporu, iletişim tespit tutanakları ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, sanığın atılı uyuşturucu madde ticareti eyleminin sabit olduğundan cezalandırılmasına mahkeme başkanının sanığın beraat etmesi gerektiği yönündeki muhalefet şerhiyle oy çokluğu ile karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İzmir İli genelinde uyuşturucu madde ticareti yapan kişilere yönelik başlatılan soruşturma kapsamında sanık ...'in de uyuşturucu madde ticareti şüphesi ile sanığın kullandığı anlaşılan telefona ilişkin iletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi kararı verildiği, sanığın 17.11.2017 günü saat 23:07 ve 18.11.2018 günü saat 13:15 ile 15:11 sıralarında S.K. isimli şahısla telefon görüşmesi yapıp, kolluk görevlilerince söz konusu telefon görüşmelerinden S.K. isimli şahısın, sanık ...'ten uyuşturucu madde satın alacağının değerlendirilmesi üzerine, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince sanığın evinin bulunduğu bölgede tertibat alındığı ve fiziki takibe başlandığı, 18.11.2017 günü saat 15:10 sıralarında sanığın evinin bulunduğu sokağa gelerek durduğu, söz konusu araçtan inen ve sonradan isminin S.K. olduğu anlaşılan kişinin sanığın evine girdiği ve bir süre sonra dışarı çıkarak, geldiği araca binip hareket etmesi üzerine emniyet görevlilerince aracın takip edildiği, fiziki takibin trafik nedeniyle kesintiye uğrayıp, yaklaşık bir saat sonra aracın durdurulduğu, araçta sadece S.K.'nin bulunduğu, görevlilerce şahsın araçtan inmesinin istendiği, şahsın da araçtan indiği ve daha sonra da üzerinde bulunan bir adet ekstacy olarak tabir edilen uyuşturucu tableti ve içinde metamfetamin kırıntısı bulunan bir adet plastik kutuyu görevlilere rızası ile teslim ettiği, S.K. isimli şahısta ele geçirilen maddelere ilişkin olarak düzenlenen uzmanlık raporunda; uyuşturucu maddelerden olduğunun bildirildiği, bu olaydan yaklaşık 2 yıl kadar sonra 18.01.2019 tarihinde mahkemece alınan arama kararınca sanığın evinde yapılan aramada; dosyada mevcut uzmanlık raporuna göre uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği anlaşılan olayda; sanığın tüm aşamalarda arkadaşı S.K.'ye uyuşturucu madde satmadığı yönündeki istikrarlı beyanı ve kullanıcı S.K.'nin hazırlıktaki beyanından cayıp, mahkemedeki beyanında üzerinde yakalanan ekstacy hapı sanıktan almadığı yönündeki beyanı, dosyadaki sanık ile S.K.'nin tape kayıtlarındaki görüşmenin uyuşturucu ticaretine ilişkin olduğuna dair herhangi bir delilin bulunmayışı, yine fiziki takibin kesintiye uğradığı, alışverişin görülmediği, yine sanığın evinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin kullanım sınırları içinde olması nedeniyle bu uyuşturucu maddeleri kullanmak dışında başkalarına satacağına dair delil elde edilemediği ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi de gözetilerek sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu gerçekleştirdiği yönünde sübutun oluşmadığı kanaatine varılmış, sanığın uyuşturucu kullandığı yönündeki ikrarı, dosyadaki mevcut raporlar da göz önüne alınarak sanığın eyleminin kullanmak amacı ile uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçunu oluşturduğundan mahkeme kararının kaldırılarak sanığın eylemine uyan kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 29.03.2019 tarihli iddianame içeriğinde; 18.11.2027 tarihinde işlediği iddia edilen suç nedeni ile sanık ile başka bir soruşturma kapsamından hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan tanık S.K. arasında gerçekleşen konuşmaların teknik takibinin yapıldığı, sanığın S.K.'ye uyuşturucu madde satışı yapacağının değerlendirilerek yapılan fiziki takiple S.K.'nin yakalandığı ve soruşturma aşamasında şüpheli sıfatıyla alınan beyanında tanık S.K., üzerinde ele geçen uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığını söylemesiyle sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinden bahisle temyiz incelemesine konu kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır. İddianame eklerinde de, sanığın ikametinde 18.01.2019 tarihinde arama yapıldığı ve bu arama sonucunda uyuşturucu olduğu düşünülen maddeler ile uyuşturucu kullanmaya yarayan düzeneklerin ele geçirildiğine ilişkin tutanakların bulunduğu, ancak iddianame içeriğinde ev aramasına dair bir anlatıma yer verilmediği gibi ele geçirilen maddeler hakkındaki kriminal raporunda dosyaya eklenmediği tespit edilmiştir. Sanık hakkında yargılama yapan ilk derece mahkemesinin kararında, sanığın 18.01.2019 tarihli ev araması sonucu ele geçirilen maddelerden bahsedilmediği halde sanığın, tanık S.K.'ye uyuşturucu madde sattığı gerekçesiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinde ise, iddianame içeriğinde anlatımı bulunmayan 18.01.2019 tarihli ev aramasında ele geçen maddeler ve düzenekler hükme esas alınarak, sanığın uyuşturucu madde kullanmak dışında uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair delil elde edilemediği; ayrıca tanık S.K.'den ele geçen uyuşturucu maddeyi sanığın sattığına dair delil bulunmadığı gerekçesiyle, sanık hakkında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza davası kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılır. Anılan Kanun'un 170 inci maddesinin dördüncü fıkrasında da; "iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır" düzenlemesine yer verilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesi uyarınca ise; "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.” Düzenlemesine yer verilmiştir. Bu madde gereğince hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir. Anılan kanuni düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açık aykırılık oluşturacaktır. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacaktır. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda, iddianamede sanığın ikametinde ele geçirilen maddelere dair herhangi bir anlatımın bulunmaması ve bu maddeler hakkında kriminal raporun dosyada yer almaması karşısında öncelikle sanığın ev aramasında ele geçirilen maddeler hakkında kriminal raporun alınması veya var ise dosya içerisine celbi edilmesi ardından ev aramasında ele geçirilen maddeler hakkında Cumhuriyet savcılığınca açılmış bir dava olup olmadığının araştırılarak, açılmamış ise dava açılmasının sağlanıp davaların birleştirilerek tüm bu eksiklikler tamamlandıktan sonra mahkemece yapılacak değerlendirme sonucunda suç vasfının belirlenmesi gerekirken yalnızca tanık S.K.'ye sattığı uyuşturucu maddeye ilişkin değerlendirme yapılarak eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, diğer yönleri incelenmeksizin sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29.12.2021 tarih, 2010/727 Esas, 2021/2761 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanunu'nun 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla