İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/13101 Karar: 2024/9738 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13101 K.2024/9738

8. Ceza Dairesi 2024/13101 E. , 2024/9738 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/4349 E., 2019/2032 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin,

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/13101 E. , 2024/9738 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/4349 E., 2019/2032 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin,

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/13101 E. , 2024/9738 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/4349 E., 2019/2032 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2018/4349 Esas, 2019/2032 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2. maddesi kapsamında kalmayıp bu nedenle kesin nitelikte olmadığı ve temyiz incelemesine tabi olduğu, bu sebeple hükmün kesin nitelikte olduğu gerekçesi ile Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin reddine dair 09.12.2019 tarihli ek kararın hukuken geçersiz olduğu belirlenerek yapılan incelemede: Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir nitelikte olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Gaziantep 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.10.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf Gaziantep 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.10.2018 tarihli kararı hakkında sanık tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen, 14.11.2019 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararının hukuka uygun olup Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesinde ''İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303/1. maddesinin (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde "hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine'' duruşma açılmasına gerek olmadan karar verilebileceğinin düzenlenmiş olması ve aynı Kanun'un 303/1-a maddesinde ''Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse'' şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde istinaf mahkemesince dosya üzerinden beraat kararı verilebileceği nazara alınarak, Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Olayın intikal şekli, sanığın aşamalardaki savunmaları, ekspertiz raporları, tahlil sonuçları, kolluk tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde, aşağıda belirtilen bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi kapsamında ... cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma nedeni olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesi kapsamında ihlal sebebi olarak sayılacağına, aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen diğer kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçların ise ayrı suç oluşturacağı ve 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebileceği kabul edilmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut dava dosyası incelendiğinde; sanığın temyiz dışı 14.10.2016 tarihli eylemi nedeniyle Gaziantep 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/319 Esas, 2018/807 Karar sayılı dava dosyasının soruşturma aşamasında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmesi nedeniyle dava açıldığı belirlenerek, sanık hakkında ikinci kez kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilememesi sebebiyle temyiz incelemesine konu 21.10.2016 tarihli eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan dava açıldığı anlaşılmıştır. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) ve dava dosyası kapsamına göre de, sanığın temyiz dışı 14.10.2016 tarihli eylemi nedeniyle 16.01.2017 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın temyiz incelemesine konu 21.10.2016 tarihli eylemini, erteleme kararından önce gerçekleştirdiği anlaşılmıştır. Ayrıca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararınında denetlenememesi nedeni ile Mahkemece öncelikle, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen dava dosyasının aslı veya onaylı örnekleri getirtilip, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz mercii ve süresi ile ihtaratlarının usulüne uygun olup olmadığı, bu kararın sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği denetlenerek erteleme kararının usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediği belirlenmelidir. Zira yukarıda belirtilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun olarak kesinleşmediğinin anlaşılması halinde sanık hakkında yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesini sağlamak üzere ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunmak için durma kararı verilmesi gerekecektir. Sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun olarak kesinleştiğinin tespiti halinde ise, sanığın temyiz incelemesine konu 21.10.2016 tarihli eylemini 16.01.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önce gerçekleştirmesi nedeniyle yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında, 21.10.2016 tarihli eylemin 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi kapsamında ... cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilebileceği dolayısıyla 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesi kapsamında ihlal sebebi olarak kabul edilemeyeceği, ihlal sebebi olarak kabul edilse dahi beraat kararı yerine kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca düşme kararı verilebileceği dikkate alınmalıdır. Bu itibarla, öncelikle erteleme kararının yer aldığı dava dosyası, temyiz inceleme konusu dava dosyası arasına alınıp usulüne uygun olarak denetlenmeli, sonrasında ise sanık hakkında hüküm kurulurken, inceleme konusu 21.10.2016 tarihli eylemin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önce gerçekleştirildiği göz önünde bulundurularak, 5237 sayılı Kanun'un 3. ve 61. maddeleri kapsamında ... cezanın belirlenmesi sırasında takdiren alt sınırdan uzaklaşılabileceği nazara alınarak hüküm kurulduktan sonra, erteleme kararından önce işlenen uyuşturucu madde kullanma eylemlerinin tek suç oluşturduğu gözetilerek, sanık hakkında erteleme kararı verilen dava dosyasındaki kesinleşmiş hapis cezası mahsup edilip sonuç ceza tespit edilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin sanığın eyleminin erteleme kararından önce olduğu kabulüyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2018/4349 Esas, 2019/2032 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/4. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla