Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/13136 E. , 2024/9040 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR SAYISI : 2019/2165 E., 2019/2374 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma KARAR : Değişen suç vasfı ile kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan mahkumiyet TEBLİĞNAM
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/13136 E. , 2024/9040 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR SAYISI : 2019/2165 E., 2019/2374 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma KARAR : Değişen suç vasfı ile kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23.01.2019 tarihli iddianame ile 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.07.2019 tarih, 2019/46 Esas, 2019/294 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesi, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay 15 gün hapis ve 80,00 TL adli para cezasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe karar verilmiştir. B. Kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 13.11.2019 tarihli, 2019/2165 Esas, 2019/2374 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi tarafından verilen hüküm kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında lehe olan hükümlerin uygulanmadığını, evde bulunan maddeler ile sanığın ilgisinin bulunmadığını sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın evinde yapılan arama da uyuşturucu madde ile hassas terazinin ele geçirildiği ve bu şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından uyuşturucu madde satıcılarının yakalanmasına yönelik yapılan çalışmalarda ...'nin uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde elde edilen bilgiler doğrultusunda 0542 *** ** 13 numaralı GSM hattı üzerinde teknik takip tedbiri uygulanmaya başlandığı; teknik takipte ...'nin S.Y. ve A.K. ile yapmış olduğu görüşmelerin uyuşturucu madde alış verişine yönelik olduğu değerlendirilerek ...'ın ifadesinde uyuşturucu maddeleri olay tarihinde babasının amcasının oğlu olan sanık ...'den para vermeden aldığını belirttiği, bunun üzerine sanık ...'nin ikametinde yapılan aramada bilgisayar çekmecesinde esrar ile ikametin mutfak kısmında buzdolabının üzerinde SF-400 ibaresi bulunan bir adet hassas terazi ele geçirildiği şeklinde gerçekleştiği, bu eylemler sonrasında uyuşturucu madde ticareti suçundan cezalandırılmaları talebiyle başlatılan kamu davasında sanık ... olay günü İstanbul ilinde olduğunu, uyuşturucu madde kullanıcısı olduğunu, kendi ihtiyacı için bahçede ektiği esrarlarının bulunduğunu, evdeki hassas terazinin annesine ait olduğunu, kimseye uyuşturucu madde vermediğini beyan etmiştir. ...'ın suç tarihi olan 12.10.2018 tarihinde yakalandıktan hemen sonra kolluk tarafından alınan ifadesinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini söyleyerek aynı gün sabah saatlerinde öncelikle sanık ...'dan para vermeden içmek için esrar maddesi aldığını beyan ederek sanığın ikametinde arama yapılmasını sağlayıp suç unsurlarının ele geçirilmesini ve diğer sanığın suçunun ortaya çıkarılmasını kolaylaştırdığı anlaşılmış olup sanık ...'nin ...'a uyuşturucu madde verdiği ve evinde günlük kullanım sınırını aşan miktarda esrar maddesi ile hassas terazi bulundurduğu, ...'ın olay tarihinde tanık S.Y. ve A.K.'ya uyuşturucu madde verdiği göz önünde bulundurulduğunda uyuşturucu madde ticaretine yapma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. Yine her ne kadar iddianamede sanık ... hakkında sanık ...'ye daha önce defaaten uyuşturucu madde verdiğinden bahisle zincirleme suç hükümlerinin uygulanması talep edilmişse de sanık ...'ın ...'a daha önce uyuşturucu madde verdiğini gösteren herhangi bir somut delilin bulunmaması karşısında "şüpheden sanık yararlanır" evrensel ilkesi gereğince sanık hakkında zincirleme suç hükümleri tatbik edilmemiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: ...'nin soruşturma aşamasında kollukta vermiş olduğu ifadesinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini söyleyerek sanık ...'nin kendisine uyuşturucu madde verdiğini beyan ettiği, sanık ...'nin evinde yapılan aramada günlük kullanım sınırını aşan miktarda esrar maddesi ile hassas terazi bulundurduğu, sanık ...'nin ...'a uyuşturucu madde verdiği, ...'ın da olay tarihinde tanık S.Y.'ye uyuşturucu madde verdiği gözönüne alınarak sanık ...'nin uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği yerel mahkemece sabit görülüp mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de, sanık ...'nin soruşturma ve kovuşturma dosyasında vermiş olduğu savunmalarında suçlamayı kabul etmediği, ikametinde ele geçen uyuşturucu maddeyi kullanmak için bulundurduğunu beyan ettiği, sanık ...'nin atılı suçu işlediğine dair ...'nin soyut iddiası dışında her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, somut olayda sanık ... yönünden teknik ya da fiziki takibin bulunmadığı, dosya içeriği ve sanık savunmasının aksine sanığın ikametinde ele geçirilen uyuşturucu maddeyi satma veya başkalarına verme, gibi kullanım dışında bir amaç için bulundurduğuna ilişkin kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sanığın eylemi bir bütün halinde, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu, sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde daha önce aynı suçtan Kocaeli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2015 tarih 2014/317 Esas - 2015/77 Karar sayılı ilamı ile 01.12.2012 tarihli sabit görülen eylemiyle ilgili olarak sanık hakkında daha önce denetimli serbestlik kararı verilmesine rağmen riayet etmediği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verildiği, bu kararın 26.02.2015 tarihinde kesinleştiği, sanığın istinaf incelemesine konu eylemiyle ilgili olarak kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma ve kullanma suçundan ayrı bir soruşturma veya ayrı bir dava açılmadığı anlaşılmakla, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma ve kullanma suçundan cezalandırılmasına ve düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Suç vasfının belirlenmesi açısından; Kocaeli Adli Emanet Memurluğunun 2018/3532 sırasında kayıtlı hassas terazi üzerinde uyuşturucu madde bulaşığının bulunup bulunmadığının ve hassas terazinin ölçüme elverişli olup olmadığının, elverişli olması halinde hassasiyetinin ve ölçüm yapabileceği gramaj aralığının tespitine ilişkin inceleme yapılmadan, dava dosyasına hassas teraziye ilişkin denetime imkan tanıyacak şekilde fotoğrafları da eklenmeden eksik soruşturma sonucu hüküm kurulması, B. Kabule göre ise; 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasında, 188 inci veya 190 ıncı maddelerde tanımlanan suçlardan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun 191 inci madde kapsamına girdiğinin anlaşılması halinde, sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verilmesi hükme bağlanmış, 191 inci maddenin dokuzuncu fıkrasında ise "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümlerinin uygulanacağı..." belirtilmiştir. Dolayısıyla sanık hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan dolayı açılan davada, yapılan kovuşturma sonucunda sanığın sabit olan eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veya 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilmiş ve infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi çerçevesinde karar verilen "Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri" ve "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararlarının kesinleşmesinin 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra "Kamu davası açılmasının ertelenmesi" kararı verilmesini engellemeyeceği de gözetilerek; a. Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" veya 5560 sayılı Kanun'la değişik Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesi gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararı varsa ve yargılama konusu olan suç, bu erteleme kararının ihlali niteliğinde görülüyorsa, bu suç 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince soruşturma ve kovuşturma nedeni yapılamayacağından düşme kararı verilip ilgili Cumhuriyet Savcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi, b. Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı veya 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasına göre verilen "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı yoksa 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı verilmesi, c. Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı veya 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı verilmiş ve bu kararların ihlali nedeniyle açılan davalardan mahkûmiyet kararı verilmiş ise bu suç doğrudan soruşturulması ve kovuşturulması gereken suç olacağından yargılamaya devam olunarak 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi çerçevesinde bir hüküm kurulması, gerektiği gözetilmeksizin eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 13.11.2019 tarihli, 2019/2165 Esas, 2019/2374 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2024 tarihinde karar verildi.