İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/13257 Karar: 2025/399 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13257 K.2025/399

8. Ceza Dairesi 2024/13257 E. , 2025/399 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Sanık hakkında 24.03.2015, 22.12.2015, 28.05.201

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/13257 E. , 2025/399 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Sanık hakkında 24.03.2015, 22.12.2015, 28.05.201

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/13257 E. , 2025/399 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Sanık hakkında 24.03.2015, 22.12.2015, 28.05.2019 tarihli eylemleri nedeniyle kurulan hükmün incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanığın 28.12.2018 tarihli eylemi nedeniyle verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece 1. Sivas 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2019 tarihli, 2019/136 Esas, 2019/273 Karar sayılı kararı ile sanığın 28.12.2018 tarihli eylemi nedeniyle sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanma suçundan 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2020 tarihli, 2020/75 Esas, 2020/145 Karar sayılı kararı ile sanığın 24.03.2015, 22.12.2015, 28.05.2019 tarihli eylemleri nedeniyle sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. İstinaf Sivas 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2019 tarihli, 2019/136 Esas, 2019/273 Karar sayılı kararı ile Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2020 tarihli, 2020/75 Esas, 2020/145 Karar sayılı kararı hakkında sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, her iki dava dosyası istinaf incelemesi aşamasında birleştirilerek, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen, 03.06.2021 tarihli kararı ile Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2020 tarihli, 2020/75 Esas, 2020/145 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2019 tarihli, 2019/136 Esas, 2019/273 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm kaldırılarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan düşme kararı verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe A. Sanık hakkında 24.03.2015, 22.12.2015, 28.05.2019 tarihli eylemleri nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik kararı yönünden; 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a. maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında sanık müdafiinin temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık hakkında 28.12.2018 tarihli eylemi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen düşme kararı yönünden; Bölge Adliye Mahkemesince, 02.07.2021 tarihli ek karar ile 03.06.2021 tarihli kararında maddi hata sonucu Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2019 tarihli, 2019/136 Esas, 2019/273 Karar sayılı kararı olarak yazılan kısmın Sivas 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2019 tarihli, 2019/136 Esas, 2019/273 Karar sayılı kararı olarak düzeltildiği belirlenerek yapılan incelemede; Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesi kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Bu açıklamalar ışığında somut dava dosyası incelendiğinde; temyiz incelemesine konu 28.12.2018 tarihli eylemin, Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden öncesinde işlenmiş olduğu kabul edilerek düşme kararı verildiği anlaşılmıştır. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi yapılabileceği gözetilmeksizin, temyiz incelemesine konu 28.12.2018 tarihli eylemin kamu davasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlendiği kabulüyle düşme kararı verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Olayın intikal şekli, sanığın aşamalardaki savunmaları, ekspertiz raporları, kolluk tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. III. KARAR A. Sanık hakkında 24.03.2015, 22.12.2015, 28.05.2019 tarihli eylemleri nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik kararı yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık hakkında 28.12.2018 tarihli eylemi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen düşme kararı yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 03.06.2021 tarihli 2021/85 Esas, 2021/483 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebebi ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ilgisine göre Sivas 4. Asliye Ceza Mahkemesi ile Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık hakkında farklı tarihlerdeki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemleri nedeniyle iki ayrı mahkemede hüküm kurulmuş, dosyalar istinafta birleştirilmiş; bir grup eylem için esastan ret, 28.12.2018 tarihli eylem için ise düşme kararı verilmiştir. Sanık müdafii beraat istemiyle temyiz etmiştir.

Hukuki İlke: Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesine kadar aynı kişi tarafından işlenen tüm kullanma eylemleri tek suç sayılıp temel cezada alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olur; kesinleşmeden sonrakiler ise ihlal sayılır ve ayrı dava konusu yapılamaz.

Uygulama Sonucu: Beş yıl altı cezaya ilişkin esastan ret kararı yönünden temyiz REDDEDİLMİŞ; düşme kararı yönünden ise aleyhe temyiz bulunmadığından hatalı kabul bozma nedeni yapılmayıp esastan REDDEDİLEREK ONANMIŞTIR.

Dava Strateji Notu: Sanık lehine olan düşme kararı, aleyhe temyiz yoksa hatalı olsa bile bozulmaz; savunma, kullanma eylemlerinin erteleme kararının kesinleşme tarihine göre tek suç mu ayrı suç mu olduğunu titizlikle ayırt etmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla