İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13251 K.2024/8373

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun…

Esas2024/13251Karar2024/8373Tarih5 Kasım 2024Okuma6 dk · 1.160 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2024/13251 E., 2024/8373 K.

Karar tarihi
5 Kasım 2024
Konu
Uyusturucu Suclari
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2020/429 E., 2021/1073 K
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm
Mahkûmiyet
Tebliğname görüşü
Bozma

Karar Detayı

1.160 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Sanığın 22.09.2015 tarihli eylemi nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 17.03.2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiştir. Sanığın 04.10.2017 tarihinde üzerinde uyuşturucu madde yakalanması üzerine, eylemi ihlal kabul edilerek İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 20.03.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

Sanığın 29.01.2018 tarihli eylemi nedeniyle de İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2.Birleştirme kararı sonrasında İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan durma kararı verilmiştir. 3.İstanbul Anadolu

27. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2018 tarihli kararı hakkında kanun yararına bozma talebinde bulunulması üzerine Yargıtay(Kapatılan)

20. Ceza Dairesinin 26.12.2019 tarihli ve 2019/618 Esas, 2019/7635 Karar sayılı ilamı ile, "Sanığın, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra erteleme süresi içerisinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarını işlediği anlaşıldığından TCK’nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi ve aynı maddenin 6. fıkrası gereğince kamu davasında yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yerinde olmayan gerekçe ile “durma” kararı verilmesi kanuna aykırı olduğu" gerekçesiyle durma kararının bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma kararı sonrası, İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.09.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği somut bir nedene dayanmamaktadır.

III. OLAY VE OLGULAR

Dava konusu olay, sanığın 22.09.2015 tarihinde hükümlü olarak kaldığı açık ceza infaz kurumuna izin dönüşünde kabulü sırasında üzerinde yapılan aramada uyuşturucu madde ele geçirildiği, 17.03.2016 tarihli karar ile sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği,

sanığın denetim süresi içerisi içerisinde 04.10.2017 tarihinde kolluk görevlilerinin şüphe üzerine üst aramasını yaptıkları esnada avucunun içerisinde uyuşturucu madde ele geçirdikleri, ihlal eylemi olarak kabul edilen bu eyleminden sonra 29.01.2018 tarihinde sanığın üzerinde yeniden uyuşturucu madde ele geçirildiği, bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE

İlk Derece mahkemesince sanığın 22.09.2015 tarihli eylemi nedeniyle hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi, tedavi ve denetimli serbestlik kararı uyarınca yükümlülüklerini tamamladığı, söz konusu dosyasının bu sebeple kapatılması gerektiği ancak dosyanın açık kaldığı, sanık hakkında yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği, bu sebeple 04.07.2017 tarihli eyleminin ihlal kabul edilemeyeceği, 04.10.2017 ve 29.01.2018 tarihli eylemleri bakımından yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği belirtilerek 25.10.2018 tarihinde durma kararı verildiği,

bu karar karşı kanun yararına bozma olağanüstü kanun yoluna başvurulduğu, kanun yararına bozma incelemesi sonrasında Yargıtay(Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin, 26.12.2019 tarihli, 2019/618 Esas, 2019/7635 Karar sayılı kararıyla, durma kararı yerine yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulduğu belirlenerek yapılan incelemede.

A-) Sanığın 22.09.2015 tarihinde izin dönüşünde Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumuna kabulü esnasında üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilmesi nedeniyle uyuşturucu madde bulundurma suçundan temyiz inceleme konusu dava dosyasında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik kararı verildiği, 04.10.2017 tarihinde yeniden uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin tespit edilmesi üzerine erteleme kararı kaldırılarak, uyuşturucu madde kullanma suçundan 20.03.2018 tarihli iddianame ile dava açıldığı,

ayrıca, sanığın 29.01.2018 tarihli eylemi nedeniyle de 05.07.2018 tarihli iddianame ile ayrı bir dava açılıp her iki davanın birleştirildiği anlaşılmıştır. Sanığın kamu davasının açılmasının ertelenmesine esas olan 22.09.2015 tarihli eyleminin aynı zamanda infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçunu da oluşturduğundan bahisle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2015 tarihli iddianamesiyle dava açıldığı, İstanbul Anadolu

26. Asliye Ceza Mahkemesinin, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin bozma kararından sonra 2022/1204 Esas, 2022/1500 Karar sayılı dava dosyasında yapılan yargılamasında; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "kullanmak için uyuşturucu madde kullanma" ve 5237 sayılı Kanun'un 297 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde belirtilen "İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma" suçlarını oluşturduğu,

5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesinde öngörülen ... içtima kuralı gereğince 5237 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi uyarınca cezalandırılmasına ve aynı maddenin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca cezasından yarı oranında artırım yapılmasına karar verildiği bu kararın Yargıtay

8. Ceza Dairesinin denetiminden geçerek kesinleştiği görülmekle; sanığın 22.09.2015 tarihinde Açık Ceza İnfaz Kurumuna kabulü sırasında sanık üzerinde ele geçen uyuşturucu maddeleri kullanmak amacıyla bulundurma şeklindeki eyleminin tek bir ... olan infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçunu oluşturduğu, yukarıda anlatıldığı şekilde aynı ... nedeniyle sanık hakkında önceden verilmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunduğu anlaşıldığından,

sanığın kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına esas alınan 22.09.2015 tarihli eylemi bakımından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

B-) Sanığın kamu davasının açılmasının ertelenmesine esas alınan eylemi yönünden yukarıda belirtilen bozma nedeni uyarınca bir karar verilmesi gerektiği dikkate alındığında, ihlal sayılarak 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmayan 04.10.2017 tarihli eylemi ve zincirleme suç hükümlerine esas alınan 29.01.2018 tarihli eylemi yönünden, bu eylemlerden önce başkaca verilmiş ve usulüne uygun olarak kesinleşmiş kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarının olup olmadığı da araştırıldıktan sonra,

gereğinin takdiri için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, C-) Mahkemenin kabul ve uygulamasına göre ise.

Sanık hakkında, 22.09.2015 tarihli eyleme ilişkin, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde itiraz kanun yolu ve süresinin gösterilmediği,

sanığın bu karara 15 gün içinde itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresinin ve merciinin gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir kanun yolu bildirimi yapılmadığı için 17.03.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak,

sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklerini ihlal etme şeklindeki eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği dolayısıyla sanık hakkında kovuşturma şartının oluşmaması nedeniyle,

5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.09.2021 tarihli ve 2020/429 Esas, 2021/1073 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/13251
Karar No
2024/8373
Tarih
5 Kasım 2024
Konu
Uyusturucu Suclari

İlgili Rehberler

  • Uyuşturucu Suçları Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13247 K.2024/8846
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13244 K.2024/8853
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13238 K.2024/8375
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13225 K.2024/8626
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13224 K.2024/8627
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13213 K.2024/6168

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.