İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/1943 Karar: 2024/5557 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/1943 K.2024/5557

8. Ceza Dairesi 2024/1943 E. , 2024/5557 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/483 E., 2022/1741 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Ad

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/1943 E. , 2024/5557 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/483 E., 2022/1741 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Ad

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/1943 E. , 2024/5557 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/483 E., 2022/1741 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 19.10.2020 tarihli; İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2021 tarihli iddianameleri ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.11.2021 tarihli kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis ve 45.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 15.12.2022 tarihli kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; Yeterli delil bulunmadığına, kullanıcı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, takdiri indirim sebeplerinin uygulanması gerektiğine, verilen cezada teşdit uygulanmaması gerektiğine ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Dava konusu olay, 23.04.2020 tarihinde sanığın suç işleme konusunda ortak bilinç ve iradeyle birlikte hareket ettiği; fakat yakalanamayan ve açık kimlikleri tespit edilemeyen iki faili meçhul sanıkla birlikte, kiralık olan araçla, suça konu net ağırlığı 782 gram gelen sentetik kannabinoid maddesini naklettiği, 25.05.2020 tarihinde ise sanığın motosikletle suça konu net ağırlığı 64 gram gelen sentetik kannabinoid maddesinin ele geçirildiği, bu haliyle sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. Dava dosyası kapsamında, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar, sanığa ait idrar testleri, tanık beyanları ve Kriminal Laboratuvardan alınan raporlar mevcuttur. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 23.04.2020 tarihinde suça karışan 34 ** 4361 plakalı aracın dosya tanığı M.G. tarafından kiralandığı, dosya tanığı M.G.'nin söz konusu kiraladığı aracı dosya tanığı F.A.'ya verdiği, aracı alan F.A.'nın alışveriş yaparak aracı evinin önüne getirdiği, evinin önüne geldiğinde kayınbiraderi olan sanık ...'ı gördüğü, sanık ...'ın dosya tanığı F.A.'dan hastaneye gitme bahanesi ile bir günlüğüne kiralanan aracı istediği, aracı kiralayan M.G., dosya tanığı F.A.'ya ulaşamaması üzerine aracı kiralayan firma ile iletişime geçtiği ve GPS sistemi üzerinden aracın nerede olduğunu sorduğu, bir şeylerin yolunda gitmediğini anlayan araç sahiplerinin kiralanan aracın peşine düştüğü, aracı Misis kavşağında gördükleri, söz konusu aracı takip etmeye başladıkları, araç seyir halinde iken dışarıya bir cisim atıldığını gördükleri, bunun üzerine cismin atıldığı yerde durdukları, araçtan aşağıya dosya tanığı H. ile dosya tanığı K.'nın indiği, atılan poşeti açtıklarında içinde kınaya benzer bir madde gördükleri, dosya tanığı V. ile dosya tanığı A.'nın söz konusu aracı takip etmeye devam ettikleri, kiralanan aracı Osmaniye istikametinde E-5 karayolu üzerinde arka bagajı açık ve araç çalışır vaziyette terk edilmiş olarak buldukları, sonradan yapılan tetkikte araçtan atılan poşetin içerisinde sentetik kannobinoid maddesinin olduğunun tespit edildiği, sanık ... aracı kullandığını, yanında da Suruç'lu ... ve Roman Vatandaşı olan ismini Seyfo olarak bildiği şahısların olduğunu beyan ettiği, aracın aynı zamanda şoför kısmına denk gelen sol ön kapı dış yüzeyinden elde edilen parmak izinin sanık ...'a ait olduğu, aracı kullanan sanık ...'ın söz konusu uyuşturucu maddeyi nakleden konumunda olduğu, sanıktan alınan kan ve idrar örneğinde sanığın hem kanında hem de idrarında uyuşturucu ve uyarıcı maddeye rastlanmadığı; 25.05.2020 sanık ...'ın motosikleti ile seyir halinde olduğu, Jandarmanın istihbari bilgi sonucu sanığın yol güzergahı üzerinde güvenlik kontrolü yaptığı, sanığın güvenlik uygulamasının olduğu yere doğru yaklaştığında yanında taşıdığı poşetteki uyuşturucu maddeyi imha etmeye çalıştığı ancak jandarma ekibinin müdahalesi ile imha edemeden söz konusu maddeye el konulduğu, yapılan tetkikte poşet içerisindeki maddenin sentetik kannobinoid maddesi olduğunun tespit edildiği, sanığın hem kanında hem de idrarında uyuşturucu ve uyarıcı maddeye rastlanmadığı, yakalanan maddenin niteliği itibari ile kullanım sınırının çok üzerinde olduğu; Farklı zamanlarda gerçekleştirilen eylemlerin zincirleme suç kapsamında kabul edilmesi gerektiği dikkate alındığında sanığın uyuşturucu ve uyarıcı madde naklederek zincirleme olarak uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçunu işlediği kabul edilerek, sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün suç tarihine ve yargılama giderlerine ilişkin kısımlarının düzeltildiği, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım yapılarak fazla ceza tayininin yerinde olmadığı, poşetlerin müsaderesine karar verilmesi gerektiği ve ödenmeyen hapis cezasının tamamının tahsil edileceği ibaresinin eklenmesi gerektiği belirtilerek hukuka aykırılıkların düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, kararında dayanak olarak gösterilen gerekçeler özellikle; olay tutanakları, uyuşturucu maddeler hakkındaki uzmanlık raporu, uyuşturucunun ele geçiriliş biçimi, maddenin kişisel kullanım sınırının üzerinde oluşu ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, suçun sübutuna ve vasfına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yeterli delil bulunmadığına, kullanıcı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, takdiri indirim sebeplerinin uygulanması gerektiğine, verilen cezada teşdit uygulanmaması gerektiğine ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dava dosyası kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2022/483 Esas, 2022/1741 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla