Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/19940 E. , 2024/5755 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/284 E., 2024/512 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hak
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/19940 E. , 2024/5755 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/284 E., 2024/512 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında verilen kararın; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.11.2023 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Gaziantep 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.12.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. 3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 21.02.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, mağdurenin, babasının isteği üzerine aleyhine ifade verdiğine, mağdureyi alıkoyduğuna dair delil bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Dava konusu olay; mağdure ile aynı mahallede oturan sanığın mağdure ile arkadaş olmak istediği, bu isteğinin mağdure tarafından kabul görmediği, ancak sanığın mağdurenin peşini bırakmadığı, olay günü, otobüste karşılaştığı mağdureyi zorla evine götürdüğü, bıçak tehdidi ile içeri soktuğu, mağdureyi burada bir süre alıkoyduktan sonra serbest bıraktığı iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Bölge Adliye Mahkemesinin sanığın atılı suçu işlediğine dair kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Ancak; mağdure ile sevgili olmak isteyen sanığın, olay günü otobüs durağında gördüğü mağdure ile birlikte otobüse bindiği, mağdureye yönelik ısrarlı teklifini devam ettirdiği, otobüsten inerken mağdurenin kolunu sıkıp, yumruk atarak kendisi ile birlikte eve gelmesini istediği, mağdureyi zorla eve götürdüğü, bıçak tehdidi ile içeri soktuğu, bir süre alıkoyduktan sonra serbest bıraktığı anlaşılan olayda, sanığın mağdureye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma fiilini gerçekleştirmek için, olayın başlangıcında mağdurenin kolunu sıkıp, yumruk atmak şeklindeki basit kasten yaralama eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen cebir unsuru içerisinde kaldığı, mağdurenin şahsına başkaca zararı dokunmaksızın onu kendiliğinden, henüz soruşturma başlamadan önce serbest bıraktığı anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçenin bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 21.02.2024 tarihli ve 2024/284 Esas sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Gaziantep 22. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ Dosya içeriği ve olayın oluş şekline göre Türk Ceza Kanunu'nun 110 uncu maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin şartları oluşmadığından, sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 03.07.2024