Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/22772 E. , 2025/7082 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1062 Esas, 2024/948 Karar SUÇ : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM:İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/22772 E. , 2025/7082 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1062 Esas, 2024/948 Karar SUÇ : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM:İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 13.03.2024 tarihli ve 2024/113 Esas ve 2024/251 Karar sayılı kararı ile sanığın, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-a,c, 53 maddeleri gereğince 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 20.05.2024 tarihli ve 2024/1062 Esas, 2024/948 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz Sebepleri Dava zamanaşımı süresinin dolduğuna, savunma hakkının kısıtlandığına, somut olayda atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, aksi kanaat halinde hakkında etkin pişmanlık ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre sanığın, olay tarihinde Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan katılanın makam odasına dilekçe vermek için geldiği, katılanın dava açıldığını, bu nedenle dilekçeyi mahkemeye vermesi gerektiğini söylemesi üzerine, sanığın, "beni dinlemiyorsunuz, görevinizin gereğini yapmıyorsunuz, sizin yüzünüzden ben bu haldeyim" şeklinde konuşarak, cebinden çıkardığı bıçağı katılanın boğazına dayadığı, katılanın direnmesi ve sesleri duyan katip M.A'nın olaya müdahalesi üzerine sanığın odadan çıkarıldığı ancak elindeki bıçakla koridorda durmaya devam ettiği, bu süre zarfında katılanın da kapısını kilitleyerek odasında beklediği, akabinde olay yerine gelen emniyet müdürünün iknası üzerine, sanığın elindeki bıçağı bıraktığı ve olayın bu şekilde son bulduğu iddiasına ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın bozma nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği, katılan ve mağdur beyanları, tanık ifadeleri, olay tutanağı ve sanığın, "Katılanı rehin almak için eylemini gerçekleştirdiği" yönündeki savunması itibariyle, sanığın atılı suçu işlediğine dair kabulde ve dosya kapsamı ile örtüşen gerekçelerle sanık hakkında haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulama dışı bırakılmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, yine, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-d, 66/3 ve 67 inci maddeleri gereğince, atılı suç için kanunda öngörülen ceza miktarının üst sınırı itibari ile olağan zamanaşımı süresinin 15, olağan üstü zamanaşımı süresinin ise 22... ay olması karşısında, dava zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz istemlerinin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık hakkında aynı olaya ilişkin olarak, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan açılan dava sonrası, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/62 Esas ve 2012/221 Karar sayılı kararı ile silahla tehdit suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve bu kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, oysa ki somut olayda, sanığın eyleminin, kül halinde 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-a,c maddelerinde yer alan silah ile cebir uygulamak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, temadi eden suç kapsamında, koridorda gerçekleştirdiği silahla tehdit eyleminin, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olup ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği anlaşılmakla, ilgili mahkeme kararı ve kesinleşme şerhinin onaylı örnekleri dosya içerisine alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren aynı Kanun'un 109/2, 109/3-a,c maddeleri gereğince tek bir hüküm kurulması ve tayin olacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle, sanık hakkında yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünün 2 numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 20.05.2024 tarihli ve 2024/1062 Esas, 2024/948 Karar sayılı kararının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca .... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde karar verildi. ...