Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/2279 E. , 2025/3987 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/288 E., 2022/367 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/2279 E. , 2025/3987 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/288 E., 2022/367 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilerek; Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İnegöl 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2021/28 Esas, 2022/301 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 30.03.2021 ve 31.07.2021 tarihlerinde işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 43/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 16.02.2021 tarihli uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan beraatine, sanık ... hakkında 30.03.2021 tarihinde işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir. B. İstinaf Mahkemesi Kararı Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 14.12.2022 tarihli ve 2022/288 Esas, 2022/367 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiileri ve sanık ...'ın istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Arama kararının hukuka aykırı olduğuna, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin diğer sanığa ait olduğuna, atılı suça ilişkin somut ve kesin delil bulunmadığına, sanığın kullanıcı olup uyuşturucu miktarının kullanım sınırında kaldığına ilişkindir. Sanık ...'ın Temyiz İstemi 30.01.2021 tarihli suçu ikrar ettiğine, ancak 31.07.2021 tarihli olayda ele geçirilen uyuşturucu maddeleri kullanmak için aldığına, kimseye satmadığına, kesin ve somut delil olmadığına, beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Diğer sanığın soyut beyanı dışında mahkumiyete yeterli kesin ve somut delil bulunmadığına, masumiyet karinesine aykırı hareket edildiğine, sanığın kullanıcı olup uyuşturucu miktarının kullanım sınırında kaldığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, kararın bozularak sanığın beraat ettirilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1)30.03.2021 tarihli olayda sanık ...'in de içinde bulunduğu araçta yapılan aramada 27.04.2021 tarihli kriminal rapora göre 0,5 gram sentetik kannabinoid ele geçirildiği ve bu husus iddianamede belirtildiği halde, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesinin uygulanmaması, Sanık ...'ın 30.03.2021 tarihli eylem nedeniyle tutuklanıp 28.06.2021 tarihinde tahliye edildikten sonra 31.07.2021 tarihli suçu işlediği, eylemler arasında fiili ve hukuki kesinti oluştuktan sonra ayrı bir suç işleme kararı çerçevesinde gerçekleştirilen ikinci fiil için sanık hakkında iki ayrı suçtan mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2)Dava dosyası kapsamına göre, kolluk güçlerinin çalışmaları sırasında, sanıkların temyiz dışı sanık... ile birlikte ...plakalı araçla ...Mahallesi çevresindeki köy yollarında uyuşturucu madde sattıklarına ilişkin bilgi edinilmesi üzerine 30.03.2021 tarihinde yapılan fiziki takipte, sanıkların bulunduğu araçta yapılan aramada yüklü miktarda Metamfetamin maddesi ele geçirilmesi, 31.07.2021 tarihinde durumundan şüphelenilerek durdurulan sanık ...'ın sırt çantasında yüklü miktarda sentetik kannabinoid cinsi uyuşturucu ele geçirilmesi olaylarına ilişkin olarak; Dosyada bulunan 30.03.2021 tarihli suça ilişkin fiziki takip ve arama tutanakları, 27.04.2021 tarihli kriminal rapor, beraat eden temyiz dışı sanıkların ve tanık ... nin beyanları ile sanıkların savunmaları, sanık ...'la ilgili 31.07.2021 tarihli suça ilişkin arama kararı ve tutanağı, 09.09.2021 tarihli kriminal rapor ile sanık savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun’un '' cezanın belirlenmesi'' başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen ''cezada orantılılık ilkesi'' nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafiileri ve sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesin 14.12.2022 tarihli ve 2022/288 Esas, 2022/367 Karar sayılı kararında, sanıklar müdafiileri ile sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak üye ...'in karşı oyu ile oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İnegöl 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2025 tarihinde karar verildi. (K.D.) KARŞI OY GEREKÇESİ Zincirleme suçun oluşumu için işlenen suçlar arasında ne kadar zaman geçmesi gerektiği konusunda genel ve mutlak bir kural koymak mümkün olmadığından, hangi süre içerisinde işlenirse işlensin, işlenen suç başlangıçtaki genel niyete veya suç işleme konusunda tek karara dayanıyor ise zincirleme suç hükümleri uygulanacak, ancak işlenen suç failin yeni bir suç işleme kararına dayanıyorsa artık zincirleme suç söz konusu olmayacaktır. Zaman aralığının kısa olması ise kural olarak suç işleme kararında bir değişiklik olmadığına karine teşkil etmektedir. 30.03.2021 tarihli eylemde sanık ...'ın bulunduğu araçta ele geçirilen ve kolluk güçlerinden kaçmaya çalışırken yere attığı maddeleri ticari amaçla bulundurmak suretiyle, 31.07.2021 tarihinde de sırt çantasında ele geçirilen uyuşturucu maddeyi ticaretini yapmak amacı ile bulundurmak suretiyle yakın tarihlerde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda aradan geçen kısa zaman aralığı ve ele geçen maddelerin niteliğinin aynı olması hususları birlikte dikkate alındığında sanığın suç işleme kararının yenilendiğine dair aleyhine yeterli somut delil bulunmadığı, yakalama, ifade alma, sorguya sevk, ev araması gibi adli işlemlerinin sanığın kararında bir değişiklik yapması gerektiği düşüncesinin varsayımsal bir düşünce olduğu, nitekim sanığın 28.06.2021 tarihinde serbest bırakılmasından sonra da ikinci eylemini gerçekleştirdiği nazara alındığında sanığın suç işleme kararında bir değişiklik olmadığının anlaşıldığı, failin iç dünyasını ilgilendiren suç işleme kararının her olayın özelliğine göre suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, aksi halde her adli işlemin fiili kesinti olarak kabul edilmesi halinde sanığın çok ağır cezalar ile karşılaşılabileceği, bu durumun ceza adaletini öngören TCK'nın 3. maddesi ve TCK'nın 43 üncü maddesinin düzenleniş amacına aykırılık oluşturacağı, Yargıtay'ın yerleşik kararlarının da bu yönde olduğu, ceza hukukundaki cezalandırmanın amacının cezanın caydırıcı olması ile ıslah edici olması amacına dönük olduğu, aşırı ve kanun koyucunun amacını aşan cezaların bu dengenin bozulmasına ve suç işleyen kişinin tekrar topluma kazandırılması amacına aykırılık oluşturacağı ve sanıkların tamamen toplum dışına itilmesine sebebiyet vereceği düşüncesi ile karardaki eleştiri düşüncesine iştirak edilmemiştir. 15.05.2025