Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/24688 E. , 2024/9920 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1164 E., 2024/1275 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu,
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/24688 E. , 2024/9920 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1164 E., 2024/1275 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2024 tarihli ve 2023/410 Esas, 2024/108 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-a,e,f, 43/2, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. İstinaf Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 19.07.2024 tarihli ve 2024/1164 Esas, 2024/1275 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılanlar Miraç ve Talha vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın alıkoyma kastı ile hareket etmediğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, sanığın eyleminden gönüllü olarak vazgeçtiğine, cezanın fazla tayin edildiğine, tekerrür hükümlerinin yanlış uygulandığına ilişkindir. 2. Katılanlar Miraç ve Talha Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın öldürme kastıyla hareket ettiğine, sanık lehine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. 3. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Cezanın üst hadden belirlenmesi gerektiğine, sanığın mağdurları öldürmeye teşebbüs ettiğine, kurum lehine vekalet ücreti hükmolunması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, bir kimsenin “bir yere gitmek” veya “bir yerde kalmak” özgürlüğünden mahrum edilmesidir. Yani, fail tarafından mağdurun serbestçe hareket etmesinin engellenmesidir. Bu suçla korunan hukuksal yarar, kişinin sahip olduğu hareket etme serbestisidir. Bu husus madde gerekçesinde de; "Bu suç ile korunan hukuki değer, kişilerin kendi arzusu ve iradesi çerçevesinde hareket edebilme hürriyetidir. Kişiler, bir yerde kalma ve bir yere gitme konusunda tercihte bulunma serbestisine sahiptirler.’’ şeklinde belirtilmiştir. Somut olayda; sanık ... ile eşi mağdure ... arasında geçimsizlik bulunduğu, bu nedenle mağdure ...'nın sanıktan ayrı bir evde çocukları, annesi, babası ve kardeşi ile birlikte yaşadıkları, olay gecesi sanığın daha önce eşine yönelik gerçekleştirdiği eylemler nedeniyle tabi tutulduğu elektronik kelepçe tedbirini ihlal ederek kısa namlulu tüfekle 04:00 civarında söz konunu bu eve geldiği, evin mutfak penceresine denk gelecek şekilde ateş ettiği, bağırarak tehdit ve hakaretlerde bulunduğu, ardından mağdurların yaşadığı daireye çıkarak kapısına doğru birkaç el ateş ettiği, tüfeğin kabzası ile vurarak kapıyı açmaya çalıştığı, bu sırada olayı haber alan kolluk kuvvetlerinin bina önüne gelerek teslim olması yönünde sanığa ikazda bulundukları, sanığın bina kapısını kapatarak direndiği, mağdurların korkuyla bir odaya sığındıkları, sanığın binanın çatısına çıkıp, ekiplerin kendilerini kurtardıkları ana kadar bir saatten fazla bu odada rehin kaldıkları anlaşılmakla, sanığın mağdurların serbestçe hareket etme özgürlüğünü kısıtlamak suretiyle üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği anlaşılmakla, Tebliğname'deki eylemin silahla tehdit suçunu oluşturduğu yönündeki (1) numaralı bozma istemli düşünceye iştirak edilmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın tevil yollu ikrar içeren savunmaları, mağdurların beyanları, tanık ifadeleri, olay yeri inceleme raporu, olay yakalama rızaen teslim ve muhafaza altına alma tutanağı birlikte değerlendirildiğinde, mağdurların sanığa yönelik haksız bir hareketlerinin bulunmaması ve polisin müdahalesi ile mağdurların kurtarılmış olmaları karşısında, sanık müdafinin haksız tahrik ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine dair ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. 5237 sayılı Kanun'un "Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi" başlıklı 3. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası; "(1) Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur. .." Aynı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası; "(1) Hakim, somut olayda; a) Suçun işleniş biçimini, b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları, c) Suçun işlendiği zaman ve yeri, d) Suçun konusunun önem ve değerini, e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını, g) Failin güttüğü amaç ve saiki, Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında ... cezayı belirler. .." Yukarıda yazılı ilkeler, cezanın belirlenmesinde, ... kurallar olup suçun hangi şekilde işlendiği, kullanılan araçların neler olduğu, zarar ve tehlikenin ağırlığı ile kusurun oranı tespit edilerek hâkim cezayı belirler. Hukuka aykırı olan fiilin ortaya çıkardığı haksızlık durumu derecelendirmeye tabi tutulabilir. 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi kapsamında belirtilen tüm unsurlar bir bütün olarak değerlendirilerek, işlenen suç ile orantılı olacak şekilde bir ceza veya güvenlik tedbirine hükmolunur. Hâkime tanınan yetki, alt ve üst sınırlar dahilinde cezayı belirlemektir. Ölçülülük ilkesi gereğince değerlendirmeyi bu sınırlar dahilinde yapacak olup, dosyadaki delilleri değerlendirerek, kişiye en uygun yaptırıma karar verilmelidir. Hâkime cezanın bireyselleştirilmesinde takdir yetkisinin tanınmasının sebebi, suça ilişkin en uygun cezanın verilebilmesini sağlamaktır. Dava konusu olayda, "suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın amaç ve saiki, kasta dayalı kusurunun ağırlığı, birden fazla nitelikli halin bulunması" göz önünde bulundurularak sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılmasında bir isabetsizlik yok ise de, 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinde yer alan "Suç işleyen kişi hakkında fiilin ağırlığıyla orantılı cezaya hükmolunur." şeklindeki orantılılık ilkesi ile hak ve nesafet kuralları gözetilmeden yazılı şekilde sanık hakkında ... cezanın alt sınırdan bu nisbette uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanık müdafii, katılanlar Talha ve Miraç vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 19.07.2024 tarihli ve 2024/1164 Esas, 2024/1275 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2024 tarihinde karar verildi.