İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/292 Karar: 2025/6702 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/292 K.2025/6702

8. Ceza Dairesi 2025/292 E. , 2025/6702 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/95 Esas, 2020/237 Karar SUÇ :Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında ... 3. Asliye Ceza

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/292 E. , 2025/6702 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/95 Esas, 2020/237 Karar SUÇ :Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında ... 3. Asliye Ceza

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/292 E. , 2025/6702 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/95 Esas, 2020/237 Karar SUÇ :Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli ve 2020/95 Esas, 2020/237 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 10.11.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 28.12.2024 gün ve 2023/16444 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.01.2025 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması sebebiyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hükümlü hakkında, 01.08.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2018 tarih, 2018/3760 Soruşturma, 2018/265 sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, hükümlünün 15.11.2019 tarihli eylemi ile erteleme kararının kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2020 tarihli ve 2018/3760 Soruşturma, 2020/582 Esas, 2020/473 sayılı iddianamesi ile ... 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2020 tarih, 2020/95 Esas, 2020/237 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 10.11.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. B. Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 4. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerekmekte olup; ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22.10.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle hükümlünün yanıltıldığı bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, mahkemesince açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun'un 223/8-2. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre '' iki hafta '' içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2020 tarih, 2020/95 Esas, 2020/237 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Cumhuriyet Başsavcılığınca TCK 191/2 uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiş; ancak kararda itiraz süresi yanlış olarak '7 gün' gösterilmiştir. Yükümlülük ihlali üzerine erteleme kaldırılıp açılan davada asliye ceza mahkemesi 1 yıl 8 ay hapis cezası verip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiş; Adalet Bakanlığının talebiyle dosya kanun yararına bozma yoluyla 8. Ceza Dairesine gelmiştir.

Hukuki İlke: Kanun yolu bildiriminde başvuru mercii, şekli ve süresi ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilip tebliğ edilmedikçe erteleme kararı kesinleşmez ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamaz; itiraz süresinin yanlış (7 gün) bildirilmesi kesinleşmeyi engellediğinden kovuşturma şartı gerçekleşmemiş olur ve mahkemenin CMK 223/8-2. cümlesi uyarınca durma kararı verip, kararın CMK 173'ün 7499 sayılı Kanun'la değişik hâlindeki iki haftalık itiraz süresi ihtarıyla usulüne uygun tebliğini beklemesi gerekir.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma: Daire, kovuşturma şartı gerçekleşmeden durma yerine HAGB kararı verilmesini hukuka aykırı bularak istemi kabul etmiş ve kararı CMK 309/3 uyarınca oy birliğiyle kanun yararına bozmuştur.

Dava Strateji Notu: TCK 191 sürecinden gelen dosyalarda müdafiin ilk kontrolü, erteleme ve denetimli serbestlik kararının tebliğ evrakı ile kanun yolu bildiriminin doğruluğudur; süresi yanlış bildirilen veya hiç tebliğ edilmeyen erteleme kararı kesinleşmediğinden, sonrasında açılan davada mahkûmiyet ya da HAGB yerine durma kararı talep edilebilir ve kesinleşmiş kararlar için kanun yararına bozma yolu işletilebilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla