Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/3643 E. , 2025/7484 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/407 E., 2024/507 K. SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/3643 E. , 2025/7484 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/407 E., 2024/507 K. SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34. maddesinin ikinci fıkrası ve 232. maddesinin altıncı fıkrasına göre hüküm fıkrasında verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığının ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekirken, 24.09.2024 tarihli, sanığın yüzüne karşı verilen kararda ''Konya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna ...'' denilmek suretiyle kanun yoluna başvuru merciinin yanlış gösterilmesi nedeniyle temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlamı 1. Çumra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2015/494 Esas, 2016/633 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 170/1-c, 62/1, 54... . maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, adli emanette kayıtlı av tüfeği ve diğer eşyaların, silahlar ve şarjörlerin müsaderesine karar verilmiştir. 2. Çumra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2015/494 Esas, 2016/633 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 26.10.2022 tarihli ve 2021/9233 Esas, 2022/15387 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlamından Sonraki Yargılama Süreci Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, mahkemece, muhakemenin durması kararı verilmeden, sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi amacıyla dosyanın Çumra Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, sanığın seri muhakeme usulünün uygulanmasını kabul etmemesi üzerine, Çumra Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanamamasından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı verilerek dosyanın mahkemesine iade edilmesi gerekirken, sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan Cumhuriyet Başsavcılığınca 10.05.2024 tarihili iddianame ile yeniden kamu davası açıldığı, bunun üzerine Çumra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2024 tarihli ve 2024/407 Esas, 2024/507 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 170/1-a,c, 62/1, 54/1 ve 58. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, adli emanette kayıtlı eşyaların müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Sanığın Temyiz İstemi Hakkında verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 3. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanığın sadece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 170/1-c maddesi gereğince cezalandırılması yerine ayrıca aynı Kanun'un 170/1-a maddesi gereğince de cezalandırılmasına karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; olay günü arkadaşlarıyla birlikte asker eğlencesine katılan sanığın, arkadaşına ait av tüfeğiyle havaya doğru kişilerin hayatı, sağlığı, mal varlığı açısından tehlikeli olabilecek biçimde ve kişilerde korku kaygı ve panik yaratabilecek şekilde birden fazla kez ateş ettiği iddiasına ilişkin olarak, Sanık hakkında kurulan hükümde, bozma sonrası seri muhakeme usulünün uygulanması amacıyla muhakemenin durması kararı verilmeden dava dosyasının Çumra Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Bürosuna gönderildiği, sanığın seri muhakeme usulünün uygulanmasını istememesi üzerine, Çumra Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bu gerekçe ile dosyanın gereğinin takdir ve ifası için bir müzekkere ile tekrar Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, aynı eylemle ilgili 10.05.2024 tarihli ikinci bir iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığı, ikinci iddianame ile açılan davanın mükerrer dava olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/7. maddesi gereğince 10.05.2024 tarihli iddianame ile açılan mükerrer kamu davasının reddine ya da her iki iddianamenin birleştirilerek 25.05.2015 tarihli ilk iddianame ile açılan kamu davası hakkında karar verilmesi gerekirken, Mahkemesince yazılı şekilde 10.05.2024 tarihli ikinci iddianameye ilişkin hüküm kurulması suretiyle mükerrer yargılamaya sebebiyet verilmesi, hukuka aykırı ise de aşağıda açıklanan nedenle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 170/1-c maddesi maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan 23.06.2016 tarihli bozma öncesi ilk mahkumiyet kararının verildiği tarihten sanık hakkında ikinci mahkumiyet kararının verildiği 24.09.2024 tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. III. KARAR Sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık, sanık müdafiii ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.10.2025 tarihinde karar verildi.